Diyetisyen Ayça Doğandemir, son yılların en popüler beslenme modeli olan ketojenik diyetin hızlı kilo kaybı sağladığını ancak bilinçsiz uygulanması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Doğandemir, “Keto moda değil, tıbbi ciddiyeti olan bir programdır” dedi.

Kilo vermek isteyenlerin son dönemde en çok yöneldiği yöntemlerin başında ketojenik diyet geliyor. Karbonhidratı neredeyse sıfırlayan, enerjiyi yağdan sağlayan bu model sosyal medyada “mucize” olarak sunulsa da uzmanlar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Diyetisyen Ayça Doğandemir, TÜRKİNFORM’a yaptığı açıklamada keton üretimine dayalı bu sistemin herkes için uygun olmadığının altını çizdi.

Keto Diyet

KETOJENİK DİYET NEDİR?

Doğandemir’e göre ketojenik diyetin temelinde karbonhidratı ciddi biçimde azaltmak yatıyor.

“Karbonhidrat düşürüldüğünde vücut glikoz yerine yağı yakmaya başlar. Bu süreçte ortaya çıkan ketonlar yeni enerji kaynağı olur. Biz buna ketozis diyoruz. Diyetin bütün mantığı bu metabolik değişime dayanıyor.”

Diyetisyen Ve Beslenme

NEDEN BU KADAR POPÜLER OLDU?

Ketojenik diyetin kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasının en önemli sebebinin hızlı sonuç vaadi olduğunu belirten Doğandemir, ilk dönemde yaşanan su kaybının tartıda dramatik düşüşler yarattığını söyledi.

“Yağ ve protein ağırlıklı beslenme tokluk hissini artırıyor. Kişi daha az yiyor ve kilo verdiğini görüyor. Bu da motivasyonu yükseltiyor. Ayrıca kan şekerindeki dalgalanmaların azalması bazı bireylerde iştah kontrolünü kolaylaştırabiliyor.”

Doğandemir, epilepsi gibi bazı hastalıklarda uzun yıllardır tedavi amaçlı kullanılması nedeniyle diyetin bilimsel zemininin de merak uyandırdığını ifade etti.

Gaps Diyeti Nedir Kimler Uygulayabilir

HER PARLAYAN ALTIN DEĞİL

Ancak ketojenik beslenmenin masum bir “internet diyeti” olmadığını vurgulayan Doğandemir, adaptasyon sürecine dikkat çekti.

“İlk günlerde baş ağrısı, halsizlik, mide bulantısı, konsantrasyon problemi görülebilir. Halk arasında buna ‘keto gribi’ deniyor. Vücut yeni sisteme uyum sağlamaya çalışıyor.”

LİF EKSİKLİĞİ VE SİNDİRİM SORUNU RİSKİ

Karbonhidratların azalmasıyla lif alımının da düşebileceğini belirten Doğandemir, doğru planlama yapılmazsa kabızlık ve bağırsak problemlerinin ortaya çıkabileceğini söyledi.

“Sebze tüketimi ve uygun lif kaynakları ihmal edilirse sindirim sistemi olumsuz etkilenebilir.”

Diyet-3

EN BÜYÜK TEHLİKE: GERİ KİLO ALIMI

Doğandemir’e göre hızlı kilo verilen programların ortak riski, sürdürülebilirliğin zor olması.

“Çok kısıtlayıcı diyetler bırakıldığında kilo geri dönüşü sık görülür. Kalıcı başarı için yaşam tarzı değişikliği gerekir.”

Diyet

KİMLER DİKKATLİ OLMALI?

Ketojenik diyetin herkes için uygun olmadığını yineleyen Doğandemir, şu grupların mutlaka uzman kontrolünde hareket etmesi gerektiğini belirtti:

“Makro besin dağılımındaki sert değişiklikler bazı kişilerde ciddi sonuçlar doğurabilir.”

Diyet-2

SOSYAL MEDYA ETKİSİ BÜYÜK

Diyetisyen Ayça Doğandemir, ünlü isimlerin paylaşımlarının ve hızlı değişim vaatlerinin ilgiyi artırdığını ancak her bedenin aynı tepkiyi vermeyeceğini vurguladı.

“Birinde işe yarayan yöntem, diğerinde sorun yaratabilir. Bu nedenle kişiselleştirilmiş plan şart.”

Kaynak: HABER MERKEZİ