İran resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan İbrahim Rızai, bölgede devam eden askeri ve ticari krizlerin çözümünde ABD’nin kritik bir rol üstlendiğini ve bunun bir bedeli olduğunu vurguladı. Küresel enerji piyasasında büyük öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan bu stratejik hamlenin, bölge ülkelerinin diplomatik baskıları sonucunda yeni bir aşamaya geldiği belirtildi.
"ABD ARTAN BİR BASKI ALTINDA"
Rızai, Boğaz’ın kapalı kalmasının sadece İran’ı değil, aynı zamanda küresel petrol alıcılarını ve bölgesel aktörleri de zor durumda bıraktığını söyledi. Bu ülkelerin, Boğaz’ın yeniden transit geçişlere açılması için Washington üzerinde yoğun bir diplomatik baskı kurduğunu kaydeden Rızai, ABD yönetiminin artan bir baskı altında olduğunu ima etti.
Tahran’ın müzakere sürecine dair tutumunu net biçimde ortaya koyan Rızai, "Eğer ABD akıllıca davranmak istiyorsa, İran'ın müzakerelerdeki şartlarını kabul etmek zorundadır" ifadelerini kullandı. İran’ın belirlediği 10 temel şarttan vazgeçilmeyeceğini de dile getiren sözcü, diplomatik esnekliğin sınırlı olduğunu gözler önüne serdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI ÜCRETLİ HALE Mİ GELİYOR?
Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin yasal düzenleme çalışmaları da öne çıktı. Rızai, İran Meclisi’nde milletvekillerinin Boğaz’dan geçen gemilerin ücretlendirilmesine yönelik yoğun bir çalışma yürüttüğünü açıkladı. "Boğaza ilişkin protokol savaş öncesi durumuna asla geri dönmeyecek" diyen Rızai, İran’ın bölgedeki egemenlik haklarını ticari bir araç olarak kullanmaya hazırlandığını vurguladı.
Son olarak, İran cephesi, ABD ile yapılan doğrudan veya dolaylı görüşmelerde belirlenen stratejik maddelerin tartışmaya kapalı olduğunu defalarca belirtti. Rızai’nin açıklamalarına göre bölgedeki ablukanın kaldırılması karşılığında İran, elindeki nükleer ve bölgesel kozları bırakmak yerine yeni bir dengeden yana olduğunu ortaya koyuyor.




