Ekrem İmamoğlu’nun eski danışmanı olan Özkan, Türkiye’de seçim tarihinin belirsizliğini koruduğunu ancak sonucun büyük ölçüde şekillendiğini savundu. Özkan’a göre mevcut iktidarın politikaları, muhalefetin güçlenmesini hızlandırıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin giderek daha geniş bir toplumsal destek kazandığını ifade eden Özkan, Cumhur İttifakı’nın attığı adımların bu süreci daha da pekiştirdiğini ileri sürdü. Özkan, “İktidar partisi ve ittifak bileşenleri, farkında olarak ya da olmayarak daha güçlü bir muhalefet inşa ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

31 MART SEÇİMLERİNE “TOPLUMSAL DEPREM” BENZETMESİ
Özkan, 2024 Türkiye yerel seçimleri sonuçlarını güçlü bir kırılma noktası olarak nitelendirdi. Seçim gecesi henüz resmi sonuçlar açıklanmadan yaptığı “tsunami” paylaşımını hatırlatan Özkan, bu öngörüsünün gerçekleştiğini savundu.
31 Mart sonuçlarını “6 ila 6,5 büyüklüğünde bir toplumsal deprem” olarak tanımlayan Özkan, önümüzdeki süreçte bu etkinin çok daha büyük olacağını iddia etti. Ona göre Türkiye, siyasi dengeleri kökten değiştirecek yeni bir dalganın eşiğinde bulunuyor.
“ŞİMDİKİ DALGA EN AZ 8 ŞİDDETİNDE OLACAK”
Özkan, siyasi analizlerine dayanarak yeni dönemde yaşanacak değişimin çok daha sert olacağını belirtti. Bu süreci “tsunami dalgası” olarak tanımlayan Özkan, yaklaşan kırılmanın hem siyasi hem de toplumsal düzeyde derin etkiler yaratacağını ifade etti.
Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan seçimleri analiz ettiğini belirten Özkan, bu tecrübesine dayanarak konuştuğunu vurguladı. Özkan’a göre mevcut gidişat, uzun süreli bir iktidar değişiminin habercisi.

“EN AZ 20 YILLIK YENİ BİR İKTİDAR GELİYOR”
Özkan’ın en dikkat çeken açıklaması ise Türkiye’nin önünde uzun soluklu bir siyasi dönem olduğu yönündeki iddiası oldu. Yeni dönemin en az 20 yıl sürecek bir iktidarı beraberinde getireceğini savunan Özkan, bu sürecin yalnızca seçim sonuçlarıyla sınırlı kalmayacağını belirtti.
Bu değişimin devlet yapısı, kurumlar ve toplumsal yapı üzerinde kalıcı etkiler oluşturacağını ifade eden Özkan, Türkiye’nin yeni bir siyasi evreye girdiğini ileri sürdü.
DOSYAYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME: “SOMUT DELİL YOK”
Özkan, İBB dosyasında adı geçen Hüseyin Gün hakkında yöneltilen casusluk suçlamalarına da değindi. Gün’ün faaliyetlerinin incelendiğinde, farklı kesimlerle temas kuran bir iş insanı profili çizdiğini belirten Özkan, bu ilişkilerin ticari amaçlı olduğunu savundu.
Dosyada casusluk iddiasını destekleyecek somut bir kanıt bulunmadığını ileri süren Özkan, mevcut bilgilerin bu suçlamayı doğrulamadığını ifade etti. Özkan, dosyada yer alan bazı ifadelerin ise kişisel anlaşmazlıklardan kaynaklanmış olabileceğine dikkat çekti.

“ULUSLARARASI ÖRNEKLERDEN DAHA GÜÇLÜ OLACAK”
Özkan, Türkiye’de yaşanacak siyasi dönüşümün uluslararası örneklerle kıyaslandığında daha güçlü bir etki yaratacağını savundu. Kuzey Kıbrıs ve Macaristan’daki siyasi değişimlere atıfta bulunan Özkan, Türkiye’deki sürecin çok daha kapsamlı olacağını öne sürdü.
Bu değişimden mevcut düzenin dışında kalan geniş toplumsal kesimlerin fayda sağlayacağını dile getiren Özkan, sistemin yeniden şekilleneceğini ifade etti.
İKTİDARA ÇAĞRI: “YAPTIKLARINIZIN TERSİNİ YAPIN”
Açıklamalarında iktidar kanadına da doğrudan mesaj veren Özkan, son dönemde atılan adımların siyasi dengeleri daha da sertleştirdiğini savundu. Özkan, mevcut politikaların devam etmesi halinde beklenen “tsunami” etkisinin daha da büyüyeceğini ifade etti.
İktidarın bu süreci yumuşatmak için farklı bir yol izlemesi gerektiğini belirten Özkan, aksi takdirde ortaya çıkacak sonucun daha radikal olacağını ileri sürdü.
“BU SÜREÇ KORKU DEĞİL, YENİDEN İNŞA GETİRECEK”
Özkan, açıklamalarının sonunda kamuoyuna da mesaj verdi. “Tsunami” benzetmesinin korku yaratmaması gerektiğini ifade eden Özkan, bu sürecin Türkiye için bir dönüşüm fırsatı olduğunu savundu.
Yeni dönemde hukuk, adalet ve özgürlüklerin güçleneceğini öne süren Özkan, devletin kurumlarıyla yeniden inşa edileceğini ve Türkiye’nin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağını iddia etti.





