İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın Özel Kalem Müdürü Morgan McSweeney’nin istifası, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Jeffrey Epstein belgelerinden sonra ortaya çıkan krizle doğrudan bağlantılı olarak İngiltere hükümetinde ciddi bir sarsıntıya yol açtı. McSweeney'nin istifası, Peter Mandelson’ın ABD Büyükelçisi olarak atanmasındaki sürece dair tartışmaları yeniden gündeme taşırken, Mandelson’ın Jeffrey Epstein ile olan e-posta yazışmaları ve İngiltere piyasalarına ilişkin hassas bilgileri sızdırdığı iddiaları hükümetin üzerinde gölge oluşturdu. Mandelson, 2025'in Şubat ayından Eylül ayına kadar ABD Büyükelçisi olarak görev yapmıştı.

İşçi Partisi içinde yaşanan bu gelişmeler, Başbakan Starmer’ın siyasi geleceğine dair tartışmaları alevlendirdi. Parti milletvekilleri arasında Starmer’ın sorumluluk üstlenmesi ve istifa etmesi gerektiğini savunan sesler yükselirken, eski kampanya yöneticisi Jon Trickett lideri görevden alma çağrısında bulundu. Ayrıca Brian Leishman, Kim Johnson ve Rachael Maskell gibi milletvekilleri de parti içinde değişim talebini dile getirdi. Starmer ise, istifa etmeyen ve McSweeney’ye “tam güven” duyduğunu belirten açıklamalarıyla dikkat çekmişti.
BAŞBAKAN STARMER HER AN GÖREVDEN ALINABİLİR
İşçi Partisi’nin liderlik kuralları çerçevesinde, Starmer’ın görevden alınması için milletvekillerinin en az yüzde 20’sinin tek aday etrafında birleşmesi gerekiyor; bu da resmi bir liderlik yarışı başlamasına olanak tanıyor. Başbakan’ın kendi isteğiyle çekilmesi veya kadın milletvekillerinden oluşan heyetin görev süresi bitimi uyarısında bulunması gibi senaryolar da masada. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch'un hükümete karşı güvensizlik oylaması olasılığını dile getirmesi, partis içindeki tansiyonu daha da yükseltiyor. Ayrıca, bazı bakanların koordineli istifalarının Starmer üzerindeki baskıyı artırabileceği değerlendirilmekte.




