Marmara Üniversitesinde düzenlenen “Eğitim ve Rehberlikte Enneagram” temalı sempozyumda, son yıllarda okullarda artış gösteren şiddet olayları, akran zorbalığı, dikkat eksikliği ve iletişim problemleri ele alındı. Programa eğitimciler, akademisyenler, psikolojik danışmanlar ve çok sayıda katılımcı katıldı.
Sempozyumda özellikle çocukların mizaç yapısına göre anlaşılmasının eğitim süreçlerine olumlu katkılar sunduğu vurgulandı.
Uzmanlar, eğitim ortamlarında empati temelli iletişim modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Çocukların bireysel farklılıklarının doğru analiz edilmesinin hem aile içi ilişkilerde hem de okul ortamında yaşanan sorunların azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Programda öfke kontrolü, dijital bağımlılık, dikkat eksikliği ve davranış problemleri gibi güncel konular da değerlendirildi.

“KENDİNİ TANIYAN BİREY DAHA SAĞLIKLI İLETİŞİM KURABİLİR”
Sempozyumda konuşan İsmail Acarkan, enneagram yaklaşımının bireyin hem kendisini hem de çevresini daha doğru anlamasına yardımcı olduğunu belirtti.
Acarkan, insanların doğuştan farklı mizaç özellikleri taşıdığını ifade ederek bireyin kendi duygu ve davranışlarını tanımasının sağlıklı iletişim açısından önemli olduğunu söyledi.
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTEYE DİKKAT ÇEKİLDİ
Ömer Yanartaş ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite problemlerinde son yıllarda artış yaşandığını belirtti.
Yanartaş, enneagram yaklaşımının bireylerin dikkat yönetimi, duygu kontrolü ve dürtü dengelemesi konusunda destekleyici bir sistem olarak değerlendirildiğini ifade etti.
ŞİDDET VE ZORBALIĞIN ALTINDA “ANLAŞILMAMA” DUYGUSU OLABİLİR
Muammer Küçük Yazıcı, şiddet ve zorbalık davranışlarının çoğu zaman psikolojik tatminsizlikten kaynaklandığını söyledi.
Yazıcı, bireyin kendisini anlaşılmamış hissetmesi durumunda bunu agresif tavırlarla dışa vurabileceğini belirterek mizaç merkezli iletişim yöntemlerinin bu tür sorunların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Ekrem Özden ise enneagram yaklaşımının kariyer planlamasında da önemli bir rehber olabileceğini söyledi.
Özden, mizaç bilgisinin kişinin güçlü yönlerini fark etmesine yardımcı olduğunu belirterek iş yaşamında ve sosyal ilişkilerde bu farkındalığın önemli avantajlar sağlayabileceğini kaydetti.
“ÇOCUKLARI ANLAMAYA HER ZAMANKİNDEN FAZLA İHTİYAÇ VAR”
Sempozyuma katılan isimler de özellikle dijital çağda aile içi iletişimin önem kazandığını vurguladı.
Katılımcılar, çocukların akademik başarısı ve davranış problemlerinin çözümünde empati ve farkındalık odaklı yaklaşımların önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti.
Program sonunda uzmanlar, eğitim kurumlarında güvenli ortamların güçlendirilmesi, empati kültürünün yaygınlaştırılması ve farkındalık temelli rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.




