MÜZAKERELERDE KARŞILIKLI ANLAYIŞ VE DİPLOMASİ VURGUSU
Cenevre’ye gelişinin ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Bakan Arakçi, önceki turlarda sağlanan ilerlemeden umutlu olduğunu belirtti. "Bir tür karşılıklı anlayışa varabildik ve bu temel üzerine bir mutabakat inşa edebileceğimizi düşünüyorum" diyen Arakçi, bir diplomasi insanı olarak en doğru zeminin müzakere masası olduğuna inandığını vurguladı. Ancak her türlü seçeneğin hala masada olduğunu hatırlatan İranlı Bakan, güçlü olmanın savaşı engellemenin en etkili yolu olduğunu savundu.
NÜKLEER PROGRAM VE FÜZE KAPASİTESİ TARTIŞMALARI
ABD Başkanı Donald Trump’ın iddialarına yanıt veren Arakçi, İran’ın barışçıl nükleer programı için herhangi bir askeri seçeneğin sonuç vermeyeceğini ifade etti. Teknolojik haklarından vazgeçmeyeceklerini ancak endişeleri gidermeye hazır olduklarını söyleyen Arakçi, füze programıyla ilgili de önemli bir sınır çizdi. ABD’ye ulaşacak füzeler geliştirmediklerini ve menzili bilinçli olarak 2 bin kilometre ile sınırladıklarını belirten Bakan, bu sistemlerin tamamen savunma ve caydırıcılık amaçlı olduğunu dile getirdi.
BÖLGEDEKİ ABD ÜSLERİ VE MEŞRU HEDEF UYARISI
Olası bir ABD saldırısına karşı bölge ülkelerini ve Washington’ı uyaran Arakçi, Amerikan üslerinin bulunduğu toprakları "komşu ülke toprağı" olarak değil, "meşru askeri hedef" olarak göreceklerini açıkladı. Katar örneğini hatırlatan Arakçi, herhangi bir operasyonda kardeş ülkeleri değil, doğrudan ABD unsurlarını hedef alacaklarını net bir dille ifade etti. Arap ülkelerinin çatışmaya karşı olduğunu bildiklerini söyleyen İranlı Bakan, İsrail’i ise ABD’yi bölgede yıkıcı bir savaşa çekmeye çalışmakla suçladı.
SİSTEMİN DİRENCİ VE KURUMSAL İŞLEYİŞ
Batı medyasında yer alan suikast senaryolarına ve İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik tehditlere de değinen Abbas Arakçi, İran devlet sisteminin kişilere bağlı olmadığını vurguladı. Anayasal mekanizmaların ve Uzmanlar Meclisi'nin işleyişine dikkat çeken Arakçi, herhangi bir boşluk ya da kriz yaşanmayacağını, sistemin yerleşik bir kurumsal geleneğe sahip olduğunu belirtti. Müzakerelerin başarısız olması durumunda ise askeri tehditlerin İran’ı asla teslim olmaya zorlayamayacağını sözlerine ekledi.




