Dünyanın gözü bugün bir kez daha İstanbul’a çevrildi. İran ile İngiltere, Fransa ve Almanya’nın oluşturduğu E3 grubu, nükleer faaliyetlerle ilgili tansiyonu yüksek yeni görüşmeler için İstanbul’da buluştu. Bu önemli toplantı, İran’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda gerçekleşiyor ve müzakereler basına kapalı olarak yürütülüyor.
Görüşme trafiği yeniden Türkiye’de: Nükleer masa İstanbul’da kuruldu
Avrupa’nın İran’la yaptığı nükleer anlaşmaya dair kritik sürecin ikinci raundu İstanbul'daki İran Başkonsolosluğu’nda başladı. Saat 09.30 itibarıyla başlayan toplantıya, İran adına Dışişleri Bakan Yardımcıları Mecid Tahtrevançi ve Kazım Garibabadi katıldı. Avrupa kanadında ise İngiltere, Fransa ve Almanya’dan temsilciler hazır bulundu. Heyetler, Fatih’teki konsolosluk binasına giriş yaptıktan sonra kapılar kapandı ve müzakereler başladı.
Tetik mekanizması için geri sayım başladı
İran ile Avrupa arasındaki bu buluşma, sadece diplomatik değil, aynı zamanda zamanla yarışan bir süreç. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın "snapback" olarak bilinen tetik mekanizması, 18 Ekim 2025’te sona erecek. Bu madde, İran’ın anlaşmaya uymadığı gerekçesiyle Birleşmiş Milletler yaptırımlarının otomatik olarak geri getirilmesini sağlayabiliyor.
Eğer taraflar bu tarihe kadar uzlaşı sağlayamazsa, Avrupa ülkeleri bu maddeyi devreye sokabilir. İran ise bu ihtimalin ciddi bir hukuki dayanağı olmadığını ve Avrupa'nın anlaşmadaki katılımcı rolünü yitirdiğini savunuyor.
İsrail saldırısı süreci kesintiye uğrattı
Hatırlanacağı üzere, daha önce ABD ile İran arasında dolaylı müzakereler sürerken, İsrail’in 13 Haziran’da İran’a yönelik askeri saldırısı, diplomasi masasını dağıtmıştı. Bu gelişme sonrası taraflar arasındaki tüm temaslar durmuş, Avrupa da sessizliğe bürünmüştü. Şimdi ise İran ve Avrupa yeniden diyaloğa açık olduklarını gösteriyor.
Avrupa ne istiyor, İran neye karşı çıkıyor?
Avrupalı yetkililer, İran’ın yüksek oranda uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını talep ederken, İran ise ABD’nin tek taraflı anlaşmadan çekilmesinin ardından Avrupa’nın hiçbir somut adım atmamasını eleştiriyor. Tahran, “anlaşmanın temellerini asıl Avrupa ihlal etti” diyerek, tetik mekanizmasının çalıştırılmasının haksızlık olacağını savunuyor.




