ABD Başkanı Donald Trump, kabine toplantısında İran ile devam eden nükleer müzakereler ve bölgesel güvenlik konularında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İran'ın ağır ekonomik yaptırımlar ve nükleer kapasitesinin kısıtlanması karşısında anlaşma yapmaya mecbur olduğunu savunan Trump, sürecin kusursuz bir anlaşmayla sonuçlanması gerektiğini aksi halde "işi bitirmek" için askeri seçeneği kullanmaya hazır olduklarını belirtti.
ARA SEÇİMLER VE SİYASİ BASKI
Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin yaklaşan ara seçimlerle bağlantılı olduğu yönündeki eleştirileri kesin bir dille reddetti. "Ara seçimler umurumda değil" diyen Trump, İran yönetiminin kendisini siyasi açıdan yıpratmak için süreci uzatma stratejisi izlediğini ancak bu beklentinin karşılıksız kaldığını savundu. Başkan, "İran, istediğimiz şeyleri bize vermeye başlıyor" ifadesiyle mevcut diplomatik baskının sonuç verdiğini öne sürerken, süreçteki kararlılığını Texas'taki seçim başarısına dayandırdı. Bu durum, Washington'ın iç siyasi dengelerden ziyade nükleer hedeflere odaklandığının net bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA "ULUSLARARASI SULAR" VURGUSU
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol talebine net bir şekilde karşı çıkan Trump, "Boğaz herkese açık olacak. Kimse kontrol etmeyecek, biz gözetim altında tutacağız" dedi. Bölgedeki petrol akışının güvenliğinin ABD’nin stratejik önceliği olduğunu vurgulayan Trump, aksi yöndeki hamlelerin ağır sonuçları olacağını ifade etti. Boğazın uluslararası sular statüsünde kalması konusunda geri adım atmayacaklarını belirten yönetim, bölgedeki müttefik ülkelerin de bu politikayı benimsemesi gerektiğini açıkça dile getirdi. Böylece İran'ın bölgedeki ekonomik kozlarını elinden almayı amaçlayan Washington, askeri varlığıyla bölgeye tam hakimiyet kurmayı hedefliyor.
"EKONOMİK SİSTEMLERİ ÇÖKTÜ"
İran’ın yüksek enflasyon ve ekonomik daralma nedeniyle masaya oturduğunu belirten Trump, yaptırımların hafifletilmesi veya Tahran'a mali kaynak sağlanması gibi bir konunun gündemde olmadığını vurguladı. "Doğru davrandıklarında ve doğru olanı yaptıklarında paralarının kontrolünü almalarına izin vereceğiz" diyen Trump, Washington’ın müzakerelerdeki katı duruşunun değişmeyeceğini gösterdi. İran'ın içine düştüğü enflasyon sarmalının ve dış ticaretin durma noktasına gelmesinin Tahran'ı bu tavizlere zorladığını ifade eden Başkan, bu ekonomik çöküşün ABD için büyük bir pazarlık gücü yarattığını belirtti. Sonuç olarak, İran'ın mevcut ekonomik tabloyla müzakere masasından başarıyla ayrılmasının imkansız olduğu mesajı verildi.

ASKERİ SEÇENEK VE İSRAİL VURGUSU
Toplantıda söz alan Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın savunma sanayiinin büyük darbe aldığını ve artık yeni füze veya İHA üretemez duruma geldiğini belirterek, "Konuşmak için gelip teslim bayrağı çektiler" dedi. Trump ise İran’ın nükleer silah sahibi olmasının İsrail ve Orta Doğu için varoluşsal bir tehdit olduğunu yineleyerek, nükleer silaha asla izin verilmeyeceğinin altını çizdi. Savunma Bakanlığı'nın "işi bitirmeye" hazır olduğu mesajını destekleyen Başkan, nükleer silahlanmanın bölgesel bir felakete yol açacağını vurguladı. Bu kapsamda İsrail’in güvenliğinin korunması için atılacak adımların müzakere masasında bir pazarlık konusu değil, temel bir kırmızı çizgi olduğu açıklandı.




