İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran ile ABD arasındaki gerilim sürerken dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Galibaf, ABD’nin İran’a yönelik yaklaşımını sert sözlerle eleştirdi.
İran halkının haklarından geri adım atmayacağını belirten Galibaf, Washington yönetiminin Tahran’ın taleplerini kabul etmek dışında bir seçeneği olmadığını söyledi.
Galibaf açıklamasında, “İran halkının 14 maddelik teklifte belirtilen haklarını kabul etmekten başka alternatif yoktur. Başka herhangi bir yaklaşım tamamen sonuçsuz kalacak; peş peşe gelen başarısızlıklardan ibaret olacaktır” ifadelerini kullandı.
“BEDELİNİ AMERİKALILAR ÖDER”
İranlı yetkili, ABD’nin süreci uzatmasının ekonomik sonuçlarına da dikkat çekti. Galibaf, “Onlar işi ne kadar ağırdan alırlarsa Amerikan vergi mükellefleri bunun bedelini o kadar çok ödeyecektir” diyerek Washington’a ekonomik maliyet uyarısında bulundu.
Açıklama, iki ülke arasında sürdüğü belirtilen dolaylı barış görüşmelerinin kritik aşamaya geldiği bir dönemde yapıldı.
TRUMP’TAN SERT MESAJ GELMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump da kısa süre önce İran’ın sunduğu son teklif taslağına sert tepki göstermişti.
Trump, İran’dan gelen metni “berbat” olarak nitelendirerek, “Ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullanmıştı.
Washington yönetiminin açıklamaları, Orta Doğu’daki tansiyonun yeniden yükseldiği yorumlarına neden olmuştu.
“TÜM SEÇENEKLERE HAZIRIZ”
Galibaf daha önce yaptığı açıklamalarda da İran’ın olası her senaryoya hazır olduğunu söylemişti.
İran Meclis Başkanı, “Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya hak ettiği cevabı vermeye hazırdır. Yanlış strateji ve yanlış kararlar her zaman yanlış sonuçlara yol açar” diyerek sert mesaj vermişti.
Ayrıca “Tüm seçeneklere hazırız; şaşıracaklar” sözleriyle İran’ın askeri hazırlık seviyesine dikkat çekmişti.
GÖZLER WASHINGTON-TAHRAN HATTINDA
Karşılıklı sert açıklamalar, ABD ile İran arasındaki diplomatik sürecin giderek daha kırılgan hale geldiğini ortaya koyuyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, enerji piyasalarındaki dalgalanma ve bölgedeki askeri hareketlilik dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Uzmanlar, önümüzdeki günlerde yapılacak diplomatik temasların Orta Doğu’daki güvenlik dengesi açısından kritik önem taşıdığını değerlendiriyor.







