Pakistan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan'ın arabuluculuk girişimlerini desteklediklerini belirten Tahran yönetimi, diplomatik başarının anahtarının Washington'ın takınacağı akılcı tutumda olduğunu ifade etti.
İSLAMABAD’DA DİPLOMASİ TRAFİĞİ: İYİ NİYET VURGUSU
İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada küresel kamuoyuna önemli mesajlar verdi. ABD’nin geçmişteki diplomatik ihlallerinden dolayı büyük bir güvensizlik hissettiklerini gizlemeyen İrevani, buna rağmen barış için kapıyı aralık bıraktıklarını söyledi. Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen görüşmeleri "anlamlı bir sonuca ulaşma potansiyeli taşıyan bir süreç" olarak tanımlayan Temsilci, bölge ülkelerinin arabuluculuğuna teşekkür etti.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA "DENİZ ABLUKASI" TEPKİSİ
Müzakereler sürerken sahada devam eden gerilime değinen İrevani, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik attığı adımları "hukuka aykırı bir saldırı eylemi" olarak nitelendirdi. Deniz ablukası girişiminin İran’ın toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini savunan İrevani, "Bu adımlar sadece bölgeyi değil, uluslararası ticareti de tehdit etmektedir. İran, kıyıdaş bir ülke olarak onlarca yıldır deniz ulaşımının güvenliğini tek başına teminat altına almıştır" dedi.
ÇİN VE RUSYA’NIN VETOSU "YERİNDE BİR ADIM"
İrevani, BM Güvenlik Konseyi’nde Hürmüz Boğazı ile ilgili sunulan karar tasarısının Çin ve Rusya tarafından veto edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Tasarının tek taraflı olduğunu ve krizin asıl nedeni olan saldırıları görmezden geldiğini savunan İrevani, bu vetonun Birleşmiş Milletler Şartı’nı korumak adına gerekli bir müdahale olduğunu ifade etti. İran, tek taraflı dayatmaların çözüm değil, ancak gerilimi tırmandıracak bir emsal oluşturacağını hatırlattı.
KALICI BARIŞ İÇİN "GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ" GÜVENCE ŞARTI
Müzakerelerin somut bir barış anlaşmasına dönüşmesi için İran’ın şartlarını sıralayan Emir Said İrevani, saldırıların kesin ve geri döndürülemez şekilde sona ermesi gerektiğini vurguladı. Sivil altyapının, okulların ve hastanelerin hedef alındığı bir ortamda kalıcı barışın inşa edilemeyeceğini belirten İrevani, "ABD ve İsrail uluslararası hukuka aykırı taleplerinden vazgeçerse, İslamabad’daki masadan tarihi bir sonuç çıkabilir" diyerek temkinli iyimserliğinin altını çizdi.




