İşgalci İsrail ateşkes ve çerçeve anlaşmasına rağmen saldırıyor
İşgalci İsrail ateşkes ve çerçeve anlaşmasına rağmen saldırıyor
İçeriği Görüntüle
Orta Doğu’da tansiyon her geçen gün yükselirken, İran ve İsrail arasında yaşanan çatışmalar kritik bir eşiğe ulaştı. 13 Haziran Cuma günü İsrail’in başlattığı geniş çaplı operasyonun ardından, İran misilleme olarak Tel Aviv başta olmak üzere birçok noktayı 370 füze ile hedef aldı. Bölgedeki güvenlik uzmanlarını ve dünya kamuoyunu şaşırtan gelişme ise bu füzelerin İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemini aşmayı başarması oldu. İran kaynakları, füze saldırılarında ilk kez uygulanan özel bir taktikle savunma sistemlerini "birbirine karşı kullanmayı" başardıklarını duyurdu.

İran'dan İsrail'e 370 füze! Demir Kubbe'yi bu yöntemle delmişler

İran Devrim Muhafızları tarafından düzenlenen füze saldırıları, İsrail’in çok katmanlı savunma sistemlerini etkisiz hâle getirmeyi hedefledi. Özellikle Demir Kubbe (Iron Dome) olarak bilinen hava savunma sisteminin saldırıları durdurmada sınıfta kaldığı belirtiliyor. İranlı yetkililere göre, kullanılan füze formasyonları sayesinde sistemin farklı katmanları birbirini hedef alacak şekilde yönlendirildi ve bu sayede büyük ölçüde etkisiz bırakıldı. Bu taktik, İsrail’in bugüne kadar karşılaşmadığı yeni nesil bir strateji olarak tanımlanıyor.

Demir Kubbe devre dışı kaldı, İsrail hedef oldu

İsrail’in uzun süredir en güvenilir savunma mekanizmalarından biri olarak lanse edilen Demir Kubbe sistemi, bu saldırılarda ciddi zafiyet gösterdi. Gelen bilgilere göre İran tarafından fırlatılan 370 füzenin önemli bir kısmı başkent Tel Aviv dahil olmak üzere kritik altyapı noktalarına isabet etti. Yerel kaynaklar, saldırıların ardından bazı bölgelerde ciddi yapısal hasarlar meydana geldiğini ve yüzlerce sivilin tahliye edildiğini aktarıyor. Batılı güvenlik kuruluşları, Demir Kubbe’nin uzun menzilli balistik füzelere karşı etkinliğinin yalnızca yüzde 20-30 seviyelerinde olduğunu belirtiyor. Bu durum, sistemin çoklu ve senkronize saldırılar karşısında zayıf kaldığını gözler önüne seriyor.

İran'ın yeni taktiği: Sistemi kendi üzerine çevirmek

İranlı askeri kaynaklar, son saldırılarda kullanılan taktiğin detaylarını da açıkladı. Buna göre, füzeler eşzamanlı ve farklı irtifalarda gönderilerek, İsrail’in savunma sistemlerinin birbirine karşı tepki vermesi sağlandı. Bu yöntem sayesinde savunma mekanizmaları, etkili müdahale yerine birbirini hedefleyen karmaşık bir yapıya dönüştü ve saldırıların önemli bölümü başarıyla sonuçlandı.

Uzmanlara göre bu saldırı tipi, "elektronik harp ve yönlendirme teknolojilerinin" çok gelişmiş biçimde sahaya yansıması anlamına geliyor. İsrail tarafı henüz resmi olarak bu stratejiye dair teknik bir açıklama yapmasa da, olayın boyutu ve etkisi uluslararası savunma çevrelerinde yankı uyandırdı.

Çatışmaların fitilini İsrail ateşledi

İsrail, 13 Haziran’da İran’ın nükleer tesisleri ile üst düzey askeri hedeflerini vurduğu bir hava saldırısı başlatmıştı. Operasyonda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Komutanı ve 9 nükleer bilim insanı hayatını kaybetmiş, toplamda 224 sivilin yaşamını yitirdiği açıklanmıştı. Bu saldırıların ardından İran, ilk kez doğrudan İsrail şehirlerini hedef alarak büyük çaplı bir misillemeye girişti. İran’ın füzelerle gerçekleştirdiği bu karşılık sonucunda İsrail’de 24 kişi yaşamını yitirirken, 500’den fazla kişi yaralandı. Tel Aviv ve çevresindeki bölgelerde yoğun duman ve yangın görüntüleri dikkat çekerken, sivillerin büyük kısmı sığınaklara yönlendirildi.

Uluslararası kamuoyundan İsrail’e tepki

Yaşanan gelişmeler, dünya genelinde büyük yankı uyandırırken, özellikle Türkiye başta olmak üzere birçok ülke İsrail’in ilk saldırısını kınadı. İran’ın misillemesi sonrası bölgedeki dengelerin daha da kırılgan hale geldiği değerlendirilirken, BM ve AB ülkeleri tarafları itidale davet etti..