RAMALLAH'TA PARK BASKINI VE SÖZLÜ SALDIRI
İşgal altındaki Batı Şeria’nın merkezi Ramallah’ta, bekçi olarak çalıştığı parka baskın düzenleyen İsrailli yerleşimciler tarafından tehdit edilip sözlü saldırıya uğrayan yaşlı bir Filistinli adam, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, Ramallah'ın kuzeyindeki Karavat Beni Zeyd beldesinde bir parkta bekçilik yapan Ayid Arrar (60) adlı bir Filistinli, İsrailli sivillerin baskını sırasında uğradığı tehdit ve hakaretlerin ardından hayatını kaybetti. Sağlık kaynaklarına göre Arrar, İsraillilerin çevresinde toplanıp sözlü saldırı ve hakarete maruz bırakması nedeniyle öldü.
SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILAN BASKIN GÖRÜNTÜLERİ
Olaya ilişkin sosyal medyada paylaşılan videoda, İsrailli sivillerin parka girdiklerinde yaşlı Filistinlinin çevresinde daire oluşturup kendisine hakaretler ederek tehdit ettiği görünüyor. İşgal altındaki Batı Şeria'da 28 Şubat'tan bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsrailli siviller ve askerlerin saldırılarının şiddeti artarken, bu baskı ortamı sivil ölümlerini beraberinde getiriyor. Bölgede son dönemde tırmanan gerilimde, Filistinlilere yönelik saldırılar sonucu toplam 20 kişi yaşamını yitirdi.

İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA'DA ARTAN ŞİDDET
Ekim 2023'te Gazze'ye yönelik saldırıların başlamasından bu yana İsrail ordusu ve gaspçı İsrailliler, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki saldırılarını artırdı. Bu saldırılar, öldürme, gözaltı, ev ve tesislerin yıkımı, mülk tahribi, zorla yerinden etme ve yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesini kapsıyor. Filistin tarafı, söz konusu uygulamaların Batı Şeria'nın resmen ilhak edilmesine zemin hazırladığı uyarısında bulunurken, uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgedeki insani krize çekmeye çalışıyor.
CAN KAYIPLARI VE GÖZALTI SAYILARI YÜKSELİYOR
Filistinli resmi kaynaklara göre, bu süreçte Batı Şeria'da İsrail ordusunun ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında en az 1133 Filistinli hayatını kaybetti, 11 bin 700'den fazla kişi yaralandı, 22 bine yakın Filistinli gözaltına alındı. Artan baskılar sonucunda mülk tahribi ve zorunlu göç olayları da bölgedeki günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş durumda. Yaşanan son olay, sivil halk üzerindeki psikolojik ve fiziksel baskının ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.




