Sınır hattını "güvenli bölge" haline getirmek amacıyla başlatılan operasyon, askeri kayıpların yanı sıra Tel Aviv yönetimini sarsan ciddi bir siyasi krize dönüşmüş durumda.
TAYBEH VE QANTARA HATTINDA ZIRHLI BİRLİKLERE AĞIR DARBE
Savaşın en yoğun yaşandığı Taybeh ve Qantara hattında, Hizbullah unsurları tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda sadece 48 saat içerisinde 18 tank ve özel zırhlı buldozer imha edildi. Bölgedeki askeri kaynaklar, İsrail’in lojistik ve tahkimat çalışmalarında kullandığı devasa buldozerlerin, tanksavar füzelerinin açık hedefi haline geldiğini bildiriyor. Operasyonun başlangıcından bu yana vurulan toplam tank sayısının 100’e yaklaştığı ifade ediliyor.
VADİDEKİ STRATEJİK TUZAK: ÖZEL BİRLİKLER İMHA EDİLDİ
Marun Er Ras ve Yarun tepelerinde yaşanan çatışmalarda Hizbullah’ın uyguladığı "geçişe izin ver, merkezde vur" taktiği sonuç verdi. Edinilen bilgilere göre, keşif için önden gönderilen buldozerlerin geçişine bilerek müdahale edilmedi. Asıl darbe ise dar bir vadiye sıkışan ana birliğe indirildi. Bu stratejik pusuda, İsrail ordusunun en seçkin ve özel eğitimli birimlerinden oluşan 60’a yakın tank ve çok sayıda asker etkisiz hale getirildi. Öldürülenlerin sıradan askerler değil, ordunun en güvendiği elit birlikler olması askeri kanatta büyük şok yarattı.
TEL AVİV’DE SİYASET KARIŞTI: TRUMP KARŞITI GÖSTERİLER
Sahadan gelen ağır kayıplar ve her gün artan tabut sayısı, Tel Aviv’de siyasi dengeleri altüst etti. Hayatını kaybeden askerlerin aileleri sokaklara dökülürken, protestoların hedefinde Netanyahu hükümetinin yanı sıra ABD politikaları da yer alıyor. Göstericiler, özellikle Trump yönetimine karşı sloganlar atarak savaşın durdurulması için baskı yapıyor. Lübnan’ın bir "ölüm bataklığına" dönüştüğünü savunan halk, hükümetin savaş stratejisini sert dille eleştiriyor.
BELEDİYE BAŞKANLARINDAN İSYAN: "BİZİ KANDIRIYORSUNUZ"
Savaşın bir diğer cephesinde ise yerlerinden edilen İsrailli yerel yöneticilerin öfkesi var. Kuzey bölgelerinden tahliye edilen belediye başkanları, Netanyahu hükümetini sert bir dille suçlayarak, "Aylardır evlerimize döneceğimiz söylenerek kandırılıyoruz, ancak durum her geçen gün daha kötüye gidiyor" açıklamasında bulundu. Bölgeye geri dönmek için giden yedek askerlerin de ağır şartlar ve can güvenliği riski nedeniyle isyan noktasına geldiği bildiriliyor.
NETANYAHU’NUN "SINIR GÜVENLİĞİ" HEDEFİ ÇÖKÜYOR MU?
Başbakan Netanyahu’nun sınır güvenliğini sağlama ve yerinden edilenleri geri getirme vaadiyle başlattığı bu büyük operasyon, İsrail için devasa bir maliyet ve insan kaybı tablosuna dönüştü. Stratejik tepelerin kontrol edilememesi ve Hizbullah’ın vadi savunmalarındaki başarısı, İsrail ordusunun bölgedeki ilerleyişini durma noktasına getirirken, operasyonun bir "ölüm kapanı" olduğu yorumları ağırlık kazanıyor.




