İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran’a karşı devam eden saldırılara daha fazla ülkenin de dahil olmasını istemesi ve “Artık diğer ülkelerin de sahaya inme zamanı geldi” mesajı vermesi savaşta yeni bir aşamaya mı geçilmek isteniyor sorusunu akıllara getirdi.

Konuyu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, bunun yalnızca bir diplomatik çağrı değil, savaşın seyrini değiştirebilecek stratejik bir hamle olduğu görüşünü dile getirdi.

Uluslararası ilişkiler uzmanları, Netanyahu’nun açıklaması, klasik bir “çok uluslu askeri koalisyon” oluşturma girişimi olduğunu belirtiyor. Güvenlik analistlerine göre ise İsrail’in tek başına uzun süreli bir çatışmayı sürdürmek yerine, askeri yükü paylaşmayı, operasyon alanını genişletmeyi, İran üzerindeki baskıyı artırmayı amaçlıyor.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

BÖLGESEL OLMAKTAN ÇIKACAK

Orta Doğu uzmanları, en büyük riskin, savaşın kontrol edilemez şekilde genişlemesi olduğunun altını çizerek, Körfez ülkeleri, Avrupa ve küresel güçlerin doğrudan sürece dahil edilmesi olduğunu belirtiyor.

Analistlere göre, çağrının asıl muhatabı başta ABD olmak üzere özellikle batı ülkeleri. ABD’nin zaten sahada var olduğunun altını çizen uzmanlar, Avrupa ülkelerinin ikiye bölündüğünü ve Batı’nın doğrudan savaşa girmesi halinde bunun “küresel güç dengelerini sarsacak bir kırılma”ya yol açacağını ifade ediyor.

AMAÇ DÜNYA SAVAŞI MI?

Netanyahu’nun çağrısında öne çıkan bir diğer önemli konunun hedefler olduğuna dikkat çeken uzmanlar, İran’ın nükleer kapasitesini sınırlamak, balistik füze programını durdurmak, bölgesel etkisini zayıflatmak gibi planların bulunduğunu kaydediyor. Bu durum ise İran’da rejim değişimini tetikleyebilecek uzun vadeli bir strateji olarak görülüyor.

Uzmanların büyük bölümü, henüz “küresel savaş” ifadesini kullanmak için erken olduğunu belirtirken, bu çağrı ile savaşın kontrollü bir bölgesel kriz olmaktan çıkma riski taşıdığı, özellikle büyük güçlerin doğrudan sahaya inmesi halinde, mevcut çatışma çok daha geniş bir cepheye yayılabileceği uyarısı yapıyor.

Savaşın ölçeğini büyütme sinyali, müttefiklere açık bir baskı ve yeni bir askeri bloklaşmanın habercisi niteliğinde olarak değerlendirilen bu çağrı, gelecek süreçte, yalnızca Orta Doğu’nun değil, küresel güvenlik anlayışının da geleceğini belirleyecek bir gelişme olarak görülüyor.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE