120 sandalyeli Meclis'te 59 milletvekilinin desteğiyle ilk aşamayı geçen tasarı, komisyon üyelerinin yarısının Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından belirlenmesini öngörüyor. Ana muhalefet lideri Yair Lapid, söz konusu girişimi felaketi "örtbas etme çabası" olarak nitelendirerek sürece dahil olmayacaklarını açıkladı.
MECLİS'TE TARTIŞMALI OYLAMA VE BOYKOT
7 Ekim olaylarının ardından İsrail iç siyasetinde yaşanan kutuplaşma, meclis genel kuruluna taşındı. Hükümetin sunduğu ve 59 "evet" oyuyla ilk okumadan geçen tasarı, İsrail ordusunun ve istihbaratının yaşadığı en büyük başarısızlık olarak kabul edilen süreci "siyasi" bir zeminde incelemeyi hedefliyor. Ancak muhalefetin oylamayı tamamen boykot etmesi, komisyonun meşruiyetine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.

LAPİD'DEN "MASKARALIK" ÇIKIŞI
Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid, sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamada, kurulacak komisyonun bağımsız bir soruşturma yürütmekten ziyade mevcut hükümeti korumaya yönelik bir kalkan işlevi göreceğini savundu. Lapid, "Holokost'tan bu yana yaşanan en büyük felaketi örtbas etmek" amacıyla atılan bu adıma ortak olmayacaklarını belirterek, komisyonun siyasi bir maskaralık olduğunu ifade etti.
NETANYAHU'NUN ETKİSİ VE KOMİSYONUN YAPISI
Tasarıya göre kurulacak olan komitenin üyelerinin yarısı bizzat Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından atanacak. Kalan yarısının muhalefet tarafından belirlenmesi öngörülse de boykot kararı nedeniyle komisyonun mevcut haliyle Netanyahu kontrolünde çalışmaya başlayabileceği ifade ediliyor. Bu durum, 7 Ekim olaylarının sorumluluğunun kime ait olduğu konusundaki tartışmaları hükümet lehine manipüle etme riski taşıdığı gerekçesiyle eleştiriliyor.
TARİHİN EN BÜYÜK BAŞARISIZLIĞI MI?
İsrailli yetkililer, 7 Ekim'de yaşanan Aksa Tufanı operasyonunu, İsrail devletinin kuruluşundan bu yana yaşadığı en büyük askeri ve istihbarat başarısızlığı olarak tanımlıyor. Bir tarafta 1200 kişinin öldüğü 7 Ekim saldırıları, diğer tarafta ise Gazze'de 73 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiği süregelen yıkım, İsrail toplumundaki sorgulama sürecinin şiddetini artırıyor. Bu siyasi komisyon girişimi, yaşanan bu devasa yıkımın sorumluluklarının nasıl dağıtılacağı hususunda iç politikada yeni bir cephe açmış durumda.





