JCPOA ELEŞTİRİSİ VE SAVUNMA STRATEJİSİ

ABD Başkanı Donald Trump, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmayı (JCPOA) başarısız bir girişim olarak tanımlıyor. Trump, eski anlaşmanın İran'ın nükleer çalışmalarını sınırlamak yerine, bu faaliyetleri yasal bir çerçeveye oturtarak Tahran'ın stratejik kapasitesini artırdığını savunuyor. Ona göre, mevcut diplomasinin temel amacı bu "hatalı" yapıyı tamamen ortadan kaldırarak daha kapsamlı ve bağlayıcı bir metin oluşturmak.

A W687757 01

Irak'ta tarihi yolsuzluk operasyonu: Siyasetçiler ve milletvekilleri gözaltında
Irak'ta tarihi yolsuzluk operasyonu: Siyasetçiler ve milletvekilleri gözaltında
İçeriği Görüntüle

İSRAİL VE BÖLGESEL GÜVENLİK TEHDİDİ

Trump'ın güvenlik söyleminin merkezinde, nükleer kapasitenin İsrail ve bölgedeki ABD varlığı üzerindeki doğrudan tehdidi yer alıyor. Trump, anlaşmadan çekilme kararının İsrail’in güvenliğini korumak ve Orta Doğu’daki Amerikan üslerini olası bir nükleer saldırıdan korumak için atılmış bir adım olduğunu vurguluyor. Başkan, bu hamlesiyle müttefiklerine yönelik risklerin minimize edildiği görüşünü paylaşıyor.

"BASKI ALTINDA DEĞİLİM" ÇIKIŞI

Müzakere sürecinde ABD'nin İran ile anlaşmaya mecbur olduğu yönündeki medya haberlerine sert tepki gösteren Trump, bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. "Sahte habercilerin benim anlaşma yapmak için baskı altında olduğumu yazdığını okuyorum. Bu doğru değil, baskı altında değilim" ifadelerini kullanan Trump, diplomatik masada inisiyatifin tamamen kendisinde olduğunu ve aceleci bir tutum içerisinde olmadığını vurguluyor.

YENİ ANLAŞMA VE DİPLOMATİK HEDEFLER

Trump yönetimi, İran ile yürütülen mevcut ateşkes ve müzakere süreçlerinde, eskisinden "daha iyi ve daha güçlü" bir anlaşma yapmayı temel hedef olarak koymuş durumda. Washington, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırarak veya sürdürerek, müzakere masasında Washington'ın güvenlik önceliklerini karşılayan kapsamlı bir mutabakatı kabul ettirmeyi amaçlıyor.

Kaynak: İHA