Bölgesel güvenliğin bıçak sırtında olduğu bu süreçte, Tel Aviv yönetiminin diplomatik çabalara olan inancını yitirdiği ve askeri seçenekleri ön plana çıkardığı belirtiliyor. İsrail ordusunun hükümete sunduğu raporlar, İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmaması durumunda mücadelenin başarısız sayılacağını savunuyor.
MÜZAKERELER ZAMAN KAYBI OLARAK GÖRÜLÜYOR
İsrail yönetiminin, ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakereleri stratejik bir "zaman kaybı" olarak nitelendirdiği ifade edildi. KAN'ın haberine göre Tel Aviv, bu görüşünü doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’a da iletti. İsrail ordusu, İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmaması ve uranyum zenginleştirme altyapısının yok edilmemesi halinde diplomatik her türlü girişimin sonuçsuz kalacağı görüşünde birleşiyor.
ENERJİ VE PETROL TESİSLERİ HEDEFTE
Haberde dikkat çeken bir diğer detay, İsrail ordusu ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) son bir ay içinde yürüttüğü koordinasyon oldu. İki gücün İran’a yönelik yeni bir "hedef bankası" oluşturduğu, bu listenin merkezinde ise İran ekonomisinin can damarı olan petrol depoları ve enerji tesislerinin yer aldığı belirtildi. Bu tesislerin vurulmasının, Tahran yönetimini ekonomik çöküş baskısıyla geri adım atmaya zorlayacağı değerlendiriliyor.
KÖRFEZ'DE FÜZE VE İHA GERGİNLİĞİ
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran kaynaklı olduğu iddia edilen füze ve insansız hava aracı saldırılarını ikinci kez engellediğini açıklarken, Tahran bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. İran tarafı, son günlerde BAE’ye yönelik herhangi bir saldırı yapmadıklarını belirterek, İsrail ve ABD’yi bölge ülkelerine "sahte bayrak" operasyonları düzenleyerek suçu Tahran’a atmakla suçladı. Karşılıklı suçlamalar bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı.
NÜKLEER KAPASİTE VE İŞGAL TARTIŞMASI
Bölgedeki çatışma riskinin temelinde nükleer programlar yatarken, İsrail’in bölgedeki tek nükleer güç olması ancak denetime tabi tutulmaması tartışma yaratmaya devam ediyor. Filistin, Lübnan ve Suriye topraklarında işgalini sürdüren İsrail, İran'ı nükleer silah geliştirmekle suçlarken; Tahran yönetimi programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor. ABD ise savaş uçakları ve yakıt ikmal uçaklarıyla bölgedeki askeri varlığını tahkim etmeyi sürdürüyor.





