Orta Doğu'da haftalar boyunca uluslararası kamuoyunun gündeminden düşmeyen İran-İsrail geriliminin sıcak çatışma boyutunun büyük ölçüde sona erdiği değerlendirilirken, bölgede yeni bir güç mücadelesinin başladığına yönelik analizler dikkat çekiyor. İsrail güvenlik çevreleri ve Batılı strateji kuruluşlarında yayımlanan son değerlendirmelerde, askeri operasyonların sonuçlarından çok savaşın siyasi, ekonomik ve jeopolitik etkilerinin tartışıldığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre İran'ın askeri kapasitesi önemli ölçüde zarar görse de Tahran yönetiminin bölgesel nüfuzunu tamamen kaybettiğini söylemek için henüz erken. Özellikle Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki vekil unsurlar üzerinden etkisini sürdürme kapasitesinin devam ettiği ifade ediliyor.

İSRAİL'DE YENİ DÖNEM TARTIŞMASI

İsrail basınında yer alan analizlerde, savaşın askeri açıdan belirli hedeflere ulaştığı ancak uzun vadeli güvenlik sorunlarını tamamen ortadan kaldırmadığı görüşü öne çıkıyor. Güvenlik bürokrasisine yakın kaynaklar, İran'ın doğrudan askeri gücünün zayıflatılmasının tek başına kalıcı çözüm oluşturmadığını, bölgedeki siyasi dengelerin yeniden şekilleneceğini savunuyor.

Bazı yorumcular, savaşın ardından oluşan yeni denklemde İsrail'in karşı karşıya olduğu en önemli sorunun İran'ın yeniden toparlanma süreci değil, bölgede ortaya çıkabilecek yeni güç merkezleri olduğunu ileri sürüyor.

TAHRAN YENİ STRATEJİ ARAYIŞINDA

İran yönetiminin savaş sonrasında önceliğini iç ekonomik sorunlara ve savunma altyapısının yeniden yapılandırılmasına verdiği belirtiliyor. Batılı istihbarat raporlarında yer alan değerlendirmelere göre Tahran'ın kısa vadede doğrudan askeri gerilim yerine diplomatik ve ekonomik alanlarda pozisyon güçlendirmeye çalışacağı öngörülüyor.

İranlı bazı uzmanlar ise ülkenin bölgesel etkisinin sanıldığından daha güçlü olduğunu savunarak, savaşın ardından oluşan tabloyu "geçici bir güç kaybı" olarak tanımlıyor. Tahran yönetiminin özellikle Rusya ve Çin ile yürüttüğü stratejik iş birliklerini daha da derinleştirmeye çalıştığı belirtiliyor.

TÜRKİYE FAKTÖRÜ ÖNE ÇIKIYOR

Savaş sonrası döneme ilişkin analizlerde en dikkat çekici başlıklardan biri Türkiye'nin artan bölgesel etkisi oldu. İsrail ve Batı merkezli bazı düşünce kuruluşlarının raporlarında, Ankara'nın son dönemde izlediği diplomatik girişimlerin yeni dönemde daha fazla önem kazanabileceği ifade ediliyor.

Enerji koridorları, savunma sanayii, ticaret yolları ve bölgesel arabuluculuk kapasitesi nedeniyle Türkiye'nin önümüzdeki süreçte daha etkin bir aktör haline gelebileceği değerlendiriliyor. Özellikle Karadeniz, Kafkasya, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu hattında Türkiye'nin stratejik konumunun güçlendiğine dikkat çekiliyor.

Bazı analizlerde, İran'ın etkisinin kısmen gerilemesi halinde oluşabilecek boşluğun bölgedeki diğer aktörlerle birlikte Türkiye tarafından da doldurulabileceği öne sürülüyor.

ABD VE ÇİN REKABETİ YENİ AŞAMAYA GEÇİYOR

Orta Doğu'daki gelişmelerin yalnızca bölgesel aktörleri değil küresel güçleri de doğrudan etkilediği belirtiliyor. Washington yönetimi, bölgede güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeye çalışırken Çin'in enerji güvenliği ve ticaret koridorları üzerinden etkisini artırma çabalarını sürdürdüğü ifade ediliyor.

Uzmanlar, İran-İsrail çatışmasının sona ermesinin ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabeti azaltmayacağını, aksine yeni diplomatik mücadele alanları oluşturacağını belirtiyor. Özellikle Körfez ülkeleriyle kurulacak ilişkilerin önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacağı değerlendiriliyor.

ORTA DOĞU'DA GÜÇ DENGELERİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Savaşın sona ermesiyle birlikte bölgedeki ülkeler yeni pozisyonlar almaya başladı. Körfez ülkelerinin ekonomik güvenliğe odaklanırken, İsrail'in güvenlik eksenli yeni ittifaklar kurmaya çalıştığı gözleniyor. İran ise kaybettiği alanları diplomatik hamlelerle telafi etmenin yollarını arıyor.

Almanya aşırı sıcaklara esir: 13 kişi hayatını kaybetti, orman yangınları başladı
Almanya aşırı sıcaklara esir: 13 kişi hayatını kaybetti, orman yangınları başladı
İçeriği Görüntüle

Bölgesel uzmanlara göre önümüzdeki dönemde tanklar ve füzelerden çok diplomasi, ekonomi, enerji ve teknoloji alanlarında yaşanacak rekabet belirleyici olacak. Bu nedenle İran-İsrail savaşının sona ermiş olması, Orta Doğu'daki mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Aksine birçok analiste göre asıl güç mücadelesi şimdi başlıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ