Prof. Dr. Metin Duyar ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, Gazze’deki insani kriz, İsrail’in stratejisi ve Ortadoğu’daki sessizliğin anlamı tüm boyutlarıyla ele alındı.

GAZZE’DE YIKIMIN ARDINDAN SESSİZ HESAPLAŞMA

Metin Duyar'a göre, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik geniş çaplı saldırılarıyla başlayan süreç, kısa sürede bölgenin en ağır yıkım dalgalarından birine dönüştü. İsrail’in Gazze’ye yönelik yoğun hava bombardımanı ve kapsamlı kara operasyonlarıyla derinleşen çatışmalar, ateşkeslere rağmen sahadaki yıkımı durdurmadı.

Bugün gelinen noktada Gazze’de on binlerce insan hayatını kaybetmiş durumda; ölenlerin önemli bir kısmını siviller oluşturuyor. Yüz binlerce insan yerinden edilmiş, milyonlarca kişi temel yaşam koşullarından mahrum bırakılmış durumda. Konutların büyük bölümü yıkılmış, hastaneler, okullar ve altyapı ciddi biçimde zarar görmüş durumda.

Haydut İsrail o ülkeden geri çekilirken sivillere ateş açtı
Haydut İsrail o ülkeden geri çekilirken sivillere ateş açtı
İçeriği Görüntüle

Uluslararası basının ortaya koyduğu tablo, bu yıkımın geçici olmadığını gösteriyor. Elektrik üretimi sınırlı, temiz suya erişim düzensiz ve sağlık sistemi kapasitesinin çok üzerinde çalışıyor. Yerinden edilme krizi derinleşirken, gıda ve suya erişimde yaşanan sorunlar özellikle çocuklar için ciddi riskler oluşturuyor.

Gazze27A

“BU SESSİZLİK BARIŞ DEĞİL”

Gazze’de ateşkes sonrası oluşan tabloyu değerlendiren Prof. Dr. Metin Duyar, bölgedeki sessizliğin yanıltıcı olduğuna dikkat çekti.

“Gazze’deki son ateşkesin ardından bölgeye hâkim olan sessizlik, yüzeyde bir huzur görüntüsü verse de gerçekte ağır bir yıkımın üzerini örten geçici bir durgunluktan ibarettir. Bu sessizlik, barışın değil, büyük bir insani felaketin ardından oluşan stratejik bir boşluğun sessizliğidir.”

Duyar, sahada yaşananların yalnızca bir çatışma değil, geniş ölçekte bir tahribat süreci olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Israil Askeri-1

“İSRAİL FİİLİ DURUMU KALICI HALE GETİRMEYE ÇALIŞIYOR”

İsrail’in süreçteki pozisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Duyar, Tel Aviv yönetiminin yalnızca güvenlik odaklı hareket etmediğini belirtti.

“İsrail bu süreçte yalnızca güvenliğini sağlamaya çalışan bir aktör olarak değil, sahada oluşan fiilî durumu kalıcı hale getirmeye çalışan bir güç olarak hareket etmektedir. ‘Kalıcı güvenlik şeridi’ oluşturma girişimi, askeri bir başarıdan çok, yıkım sonrası alanın kontrol altında tutulmasına yönelik bir stratejiyi ifade etmektedir.”

“YIKIM SADECE ASKERİ DEĞİL”

Gazze’deki yıkımın boyutuna dikkat çeken Duyar, ortaya çıkan tablonun yalnızca askeri operasyonlarla açıklanamayacağını söyledi.

“Gazze’de yaşanan yıkım yalnızca askeri bir operasyonun sonucu olarak değerlendirilemez. Ortaya çıkan tablo, sivil yaşamın geniş ölçekte tahrip edildiğini göstermektedir.”

Altyapının çökmesi, yaşam alanlarının yok olması ve kitlesel yerinden edilmenin bu durumun en açık göstergeleri olduğunu belirtti.

Bu dönemin en belirleyici özelliğine değinen Duyar, sahadaki gerçeklik ile uluslararası söylem arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

“Bu dönemin en belirleyici özelliği, askeri üstünlüğün diplomatik meşruiyete dönüştürülmeye çalışılmasıdır.”

Duyar, sahada ağır yıkım ve sivil kayıplar yaşanırken uluslararası platformlarda daha yumuşak bir dil kullanıldığını ifade etti.

Israil Asker 15

ARAP DÜNYASI TEMKİNLİ VE SINIRLI

Arap dünyasının tepkisini değerlendiren Duyar, bölgedeki ülkelerin sınırlı ve düşük profilli bir tutum sergilediğini söyledi.

“Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, iç siyasi dengeleri ve ekonomik bağımlılıkları nedeniyle temkinli bir denge politikası izlemektedir.”

Bu durumun tepkisizlikten çok yapısal bir kırılganlığa işaret ettiğini belirtti.

ORTADOĞU’DA SESSİZLİĞİN ANLAMI

Ortadoğu’daki genel sessizliğin nedenlerine de değinen Duyar, bu durumun bir istikrar değil, yorgunluk ve çaresizlik sonucu ortaya çıktığını ifade etti.

“Suriye iç savaşın etkisiyle kilitlenmiş, Lübnan ekonomik çöküşle mücadele etmektedir. Böyle bir ortamda Gazze’de yaşanan yıkım, bölgesel bir kırılma olmaktan çıkıp sınırlı bir gündem maddesine indirgenmiştir.”

ABD’nin doğrudan müdahale yerine uzaktan dengeleme stratejisi izlediğini ve ateşkesin bu yaklaşımın bir sonucu olduğunu vurguladı.

Yerlesim Israil 1

“GAZZE YENİDEN ŞEKİLLENİYOR”

Gazze’deki mevcut durumun yalnızca yıkım değil, aynı zamanda yeni bir düzenin inşası anlamına geldiğini belirten Duyar, şu ifadeleri kullandı:

“Gazze’de ortaya çıkan tablo, yalnızca bir yıkım değil, aynı zamanda yeniden yapılandırılan bir alan görüntüsü vermektedir.”

Yıkılmış şehirler, dağıtılmış nüfus ve çökmüş altyapının bu dönüşümün göstergesi olduğunu ifade etti.

KÜRESEL GÜÇLERİN YENİ DENGESİ

Küresel aktörlerin rolüne değinen Duyar, Çin ve Rusya’nın süreçte yeni fırsatlar yakaladığını belirtti.

“Çin ekonomik ve diplomatik araçlarla etkisini artırırken, Rusya mevcut askeri varlığını korumaktadır. ABD ise doğrudan sahada bulunmadan süreci yönlendiren aktör konumundadır.”

Ortaya çıkan tablonun çok merkezli ancak kırılgan bir denge oluşturduğunu ifade etti.

Gazze Enkaz Aa 2430626

“BU SESSİZLİK GEÇİCİ”

Röportajın sonunda Duyar, Gazze’deki mevcut durumu net bir şekilde özetledi:

“Ortaya çıkan tablo, kalıcı bir barışın değil, sürdürülebilir bir kontrol düzeninin işaretidir.”

Gazze’de yaşanan yıkımın büyüklüğüne dikkat çeken Duyar, bu sessizliğin geçici olduğunu vurgulayarak şu soruyla noktayı koydu:

“Bu sessizlik gerçekten barışın başlangıcı mı, yoksa büyük bir yıkımın ardından kurulan yeni düzenin geçici bir durak noktası mı?”

Muhabir: Zehra ALİGÜL