The Times of Israel gazetesine konuşan yetkili, nükleer hedeflere ulaşılmaması durumunda elde edilen askeri kazanımların hiçbir anlam ifade etmeyeceğini savundu.
URANYUM STOKLARI DİPLOMATİK RİSK OLUŞTURUYOR
İsrailli askeri yetkili, İran'ın elinde yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyum stoku bulunduğunu ileri sürdü. Washington ve Tahran arasındaki müzakerelerde bu stokların ülke dışına çıkarılması konusunda bir anlaşma sağlanamaması halinde, İran rejiminin nükleer programa yeniden hız verebileceği uyarısında bulunuldu.

VAROLUŞSAL TEHDİT VE YENİ SALDIRI SİNYALİ
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın "varoluşsal tehditleri ortadan kaldırmak" adına İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceğine dair açıklamaları, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Ordu yetkilileri, nükleer program durdurulmadığı sürece askeri operasyonların nihai hedefine ulaşmış sayılmayacağını vurguluyor.
PAKİSTAN'DAKİ MÜZAKERELERDEN SONUÇ ÇIKMADI
ABD-İsrail ittifakının 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından 11 Nisan'da Pakistan'da gerçekleştirilen kalıcı ateşkes görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Yaklaşık 21 saat süren diplomatik temaslarda, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukası ve nükleer faaliyetler konusundaki derin görüş ayrılıkları aşılamadı.
TEK TARAFLI ATEŞKES VE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
ABD Başkanı Donald Trump'ın 21 Nisan'da ateşkesi tek taraflı olarak uzattığını açıklamasına rağmen, İran cephesinden henüz resmi bir onay gelmedi. İsrail tarafı, diplomatik yollarla uranyumun tahliye edilmemesi durumunda sahadaki askeri baskının artırılması gerektiğini savunmaya devam ediyor.




