İsrail medyasına göre, Tel Aviv'in Gazze'deki askeri operasyonları ABD kamuoyunda ciddi bir kırılmaya neden oldu; bu durum siyasi kararlardan toplumsal algıya kadar geniş bir alanda İsrail karşıtı bir eğilime dönüştü.
ABD KAMUOYUNDA DİP DALGA: DESTEK ERİYOR
İsrail merkezli Walla News haber sitesi, Tel Aviv'in ABD'deki imajının Gazze savaşıyla birlikte telafisi zor bir hasar aldığını ortaya koydu. Habere göre, uzun yıllardır ABD dış politikasının en istikrarlı sacayaklarından biri olan Washington-Tel Aviv ilişkileri, yaşanan bölgesel gelişmelerle radikal bir dönüşüm yaşıyor. Kamuoyu verileri, Amerikalıların yaklaşık yüzde 60'ının İsrail'e olumsuz baktığını, 18-29 yaş aralığındaki gençlerin ise yüzde 75'inin Filistin yanlısı bir tutum sergilediğini gösteriyor. Geçmişte bir senatör için "siyasi intihar" olarak nitelendirilen İsrail karşıtı söylemler, artık Senato bünyesinde dahi sıradan bir tartışma konusuna dönüşmüş durumda.
SOSYOKÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE SİYASİ DEĞİŞİM
Değişim sadece siyasi koridorlarda değil, toplumun sosyokültürel dokusunda da derinleşiyor. Artık 2028 başkanlık seçimlerine hazırlanan siyasetçiler, İsrail'e koşulsuz desteği bir avantaj değil, yönetilmesi gereken bir risk olarak görüyor. Özellikle eski Chicago Belediye Başkanı Rahm Emanuel'in güvenlik yardımlarının kesilmesi yönündeki çıkışları, daha önce "meşru tartışma alanı dışında" kabul edilen konuların artık Demokrat Parti'nin ana akım siyasetine girdiğini kanıtlıyor. Siyasetçiler arasında "kim daha mesafeli" yarışı başlamış durumda.
SAVAŞIN YIKICI ETKİSİ VE YENİ KUŞAK
İsrail'in Gazze'de yürüttüğü askeri operasyonların yarattığı yıkım ve sivil kayıplara ilişkin görüntüler, Amerikan kamuoyundaki "mağdur İsrail" algısını yerle bir etti. Özellikle 1967 ve 1973 savaşlarının anlatısıyla büyüyen eski kuşağın aksine, sosyal medya aracılığıyla Gazze'deki gerçeklere doğrudan tanıklık eden genç nesil, İsrail'i "mağdur" değil, saldırgan bir aktör olarak kodluyor. Bu durum, İsrail'e duyulan sempatinin kuşaklar arasında keskin bir şekilde farklılaşmasına neden oluyor.
GELECEĞE DAİR BELİRSİZLİK VE YENİ DENGELER
ABD ile İsrail arasındaki stratejik ittifak tamamen çökmüş değil ancak "garanti" olma özelliğini yitirmiş durumda. İster Demokrat ister Cumhuriyetçi bir başkan seçilsin, gelecekteki Washington yönetimlerinin İsrail'e yönelik daha temkinli ve sorgulayıcı bir politika izleyeceği beklentisi hakim. ABD Kongresi’ndeki İsrail destekçisi tabanın hem ideolojik hem de kuşaksal olarak daralması, İsrail'in ABD nezdindeki "tartışmasız müttefik" statüsünün sona erdiğini ve ilişkinin artık sürekli müzakere edilen, değişken bir yapıya büründüğünü gösteriyor.





