İsrail'in, Gazze Şeridi'nin Refah kentinde kurmayı planladığı ve kamuoyuna “insani yardım kenti” olarak tanıtılan çadır kampına karşı, ülke içinden gelen eleştiriler büyüyor. Uluslararası hukuk ve savaş hukuku alanında uzmanlaşmış İsrailli akademisyenler, bu planın sadece hukuka aykırı olmadığını, aynı zamanda savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamına girebileceğini vurguladı.

16 İSRAİLLİ AKADEMİSYENDEN TARİHİ UYARI MEKTUBU

İsrail'deki çeşitli üniversitelerde görev yapan 16 hukuk profesörü ve öğretim görevlisi, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’e hitaben bir mektup kaleme aldı. Bu mektupta, Refah’ta kurulması planlanan kampın, “zorla yerinden etme”, “toplu sürgün” ve “özgürlükten mahrum bırakma” gibi insan hakları ihlallerine neden olacağı ve bu yönüyle ciddi savaş suçlarını beraberinde getireceği uyarısı yapıldı.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

Hukukçular, planın görünürde bir insani yardım projesi gibi sunulsa da gerçekte, sivillerin kalabalık bir alana zorla toplanması ve geri dönüş yollarının kapatılmasıyla bir tür “toplama kampı” işlevi göreceğini savundu. Akademisyenler, bu durumun Filistinlilere yönelik kasıtlı zarar verme amacı taşıyabileceği ve soykırım suçuna zemin hazırlayabileceği yönünde ciddi kaygılar taşıdıklarını da ekledi.

"BU PLAN HUKUKA TAMAMEN AYKIRIDIR"

Mektupta, “Refah yıkıntıları üzerine kurulacak sözde insani yardım kenti, hukuka açıkça aykırıdır. Uygulanması halinde bu plan, bir dizi savaş suçu ve insanlığa karşı işlenmiş suçu doğuracaktır,” ifadelerine yer verildi. Hukukçular, sivillerin uluslararası hukukta korunan temel haklarının ihlal edildiğini, planın sistematik niteliği nedeniyle soykırım suçuna dahi evrilebileceğini belirtti.

"SORUMLULAR ULUSLARARASI MAHKEMELERDE YARGILANABİLİR"

İsrailli akademisyenler, bu planın sadece siyasi karar alıcıları değil, askeri komuta kademesindeki subay ve askerleri de Uluslararası Ceza Mahkemesi ve diğer yargı organlarında bireysel cezai sorumluluğa taşıyabileceğini hatırlattı. “Devlet başkanlarının aksine, askerler ve siyasetçiler bu tür suçlarda dokunulmazlık zırhına sahip değildir” diyen hukukçular, zaman aşımının da geçerli olmadığını vurguladı.

HÜKÜMET İNATÇI: “BU GÖÇ DEĞİL, GELECEK İÇİN BİR PLAN”

Tüm uyarılara rağmen İsrail Savunma Bakanı Katz, Refah’ta 600 bin Filistinli için bir “çadır kent” kurma çalışmalarını sürdürüyor. Katz’ın açıklamalarına göre hedef, Gazze Şeridi’ndeki tüm Filistinlileri bu bölgeye sürmek ve daha sonra “gönüllü göç” adı altında başka ülkelere gönderilmesini sağlamak.

Ancak insan hakları örgütleri ve uluslararası kamuoyu bu yaklaşımı, “insani yardım kenti” değil, “toplama kampı” olarak nitelendiriyor. Yardımların sadece bu kamplarda verilmesi planı ise, temel insani hakların silah gibi kullanıldığı görüşünü güçlendirmekte.

Kaynak: AA