Marmarelli, müvekkillerinin maruz kaldığı cinsel saldırıların avukat ziyaretlerini kısıtlamak için bir yöntem olarak kullanıldığını ve İsrail makamlarına yapılan şikayetlerin sonuçsuz kalarak dosyaların kapatıldığını ifade etti.
İSRAİL HAPİSHANELERİNDE SİSTEMATİK İŞKENCE
İsrailli avukat Ben Marmarelli, İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların durumunun her geçen gün daha da kötüleştiğini dile getirdi. Marmarelli, hapishanelerde fiziksel şiddetten açlık ve susuzluğa, tıbbi yardımın kesilmesinden hijyen malzemelerinden mahrum bırakılmaya kadar uzanan geniş bir işkence sistemi kurulduğunu anlattı. Ekim 2023'ten sonra esirlerin tüm kişisel eşyalarına el konulduğunu belirten avukat, mahkumların elinde kalan tek nesnenin Kur'an-ı Kerim olduğunu paylaştı.

TECAVÜZ BİR YÖNTEM OLARAK KULLANILIYOR
Marmarelli, temsil ettiği Filistinli esirlerin kendisine sistematik olarak tecavüze uğradıklarını söylediklerini aktardı. Bu saldırıların farklı gardiyanlar tarafından gerçekleştirilmesinin durumun bireysel değil, kurumsal ve sistematik olduğunu kanıtladığını savunan İsrailli avukat, çarpıcı bir iddiada bulundu. Marmarelli, tecavüzün özellikle avukat ziyaretlerini engellemek ve esirleri dış dünyadan tamamen koparmak amacıyla bir caydırma yöntemi olarak kullanıldığını belirtti.
ADALET ARAYIŞI CEZASIZLIKLA SONUÇLANIYOR
Hapishanelerdeki insan hakları ihlallerini bizzat gözlemlediğini ve tutukluların vücutlarındaki ağır işkence izlerine tanık olduğunu söyleyen Marmarelli, yaptığı tüm şikayetlerin İsrail makamları tarafından reddedildiğini kaydetti. Müvekkillerinin yürümekte zorluk çekecek kadar ağır cinsel saldırılara maruz kaldığını rapor etmesine rağmen dosyaların kapatıldığını belirten avukat, uluslararası hukukun ve hatta İsrail yasalarının açıkça çiğnenmesine rağmen kimsenin harekete geçmediğini vurguladı.

SÖMÜRGECİ PRATİKLER VE DIŞ DÜNYA
İsrail'in uyguladığı yöntemlerin tarihsel "yerleşimci sömürgecilik" pratiklerinin bir devamı olduğunu savunan Marmarelli, insanların bu sistem içinde kolayca "hayvan yerine" konulabildiğine dikkat çekti. Öte yandan, New York Times'ta yayımlanan araştırmanın uluslararası kamuoyunda ses getirdiğini ancak bu tür yayınların bile İsrail hapishanelerindeki vahşeti durdurmaya yetmediğini ifade eden avukat, esirlerin aileleri ve Kızılhaç dahil hiç kimseyle görüştürülmediği tecrit sisteminin sürdüğünü ekledi.




