İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranları, bahar aylarındaki yağışlarla birlikte hızlı bir yükseliş trendine girdi. Özellikle son günlerde etkisini gösteren sağanak yağışlar, megakentin su rezervlerini önemli ölçüde besledi. Vatandaşlar, günlük su tüketimlerini planlamak ve olası bir kuraklık riskinin ne durumda olduğunu öğrenmek amacıyla İSKİ'nin günlük olarak paylaştığı verileri yakından inceliyor. Açıklanan son raporlar, barajlardaki su miktarının yaz ayları öncesinde umut verici bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.
İSTANBUL BARAJ DOLULUK ORANLARI BUGÜN YÜZDE KAÇ?
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan 4 Nisan 2026 tarihli son verilere göre, İstanbul'daki barajların genel doluluk oranı yüzde 67.83 olarak ölçüldü. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan kuraklık endişesi, son iki haftada etkili olan yağışların barajlara yaklaşık yüzde 20 oranında olumlu yansımasıyla yerini rahatlamaya bıraktı. Şehrin su kaynaklarındaki bu toparlanma, milyonlarca İstanbullunun su güvenliği açısından kritik bir eşiğin aşılmasını sağladı.
İSTANBUL BARAJLARINDA GÜNCEL DOLULUK SEVİYELERİ NELERDİR?
İSKİ'nin yayımladığı detaylı rapora göre, İstanbul'a su sağlayan 10 farklı barajın doluluk seviyeleri bölgesel yağış miktarlarına göre değişiklik gösteriyor. Istrancalar Barajı yüzde 99,57 ile tam kapasiteye en yakın su kaynağı olurken, onu yüzde 93,62 ile Elmalı Barajı ve yüzde 91,78 ile Ömerli Barajı takip ediyor. Anadolu Yakası'nın önemli kaynaklarından Darlık Barajı'nda su seviyesi yüzde 83,03 olarak ölçüldü. Avrupa Yakası'nda ise Terkos Barajı yüzde 52,50, Alibey Barajı yüzde 66,35 ve Büyükçekmece Barajı yüzde 53,77 seviyesine ulaştı. Diğer barajlardan Kazandere yüzde 68,98, Sazlıdere yüzde 44,17 ve Pabuçdere ise yüzde 42,19 doluluk oranıyla sisteme su sağlamaya devam ediyor.
İSTANBUL'DA SU TASARRUFU NEDEN ÖNEMLİ?
Baraj doluluk oranlarında son haftalarda yaşanan yüzde 20'lik artış sevindirici bir gelişme olsa da, uzmanlar su tasarrufunun elden bırakılmaması gerektiği konusunda kesin uyarılarda bulunuyor. Küresel iklim değişikliği ve düzensiz yağış rejimleri, megakentlerin su güvenliğini doğrudan ve öngörülemez şekilde etkiliyor. Mevcut su rezervlerinin korunması, sıcak yaz aylarında yaşanabilecek olası kuraklık dönemlerini sorunsuz atlatmak için hayati bir role sahip. Bu nedenle vatandaşların günlük su kullanımlarında bilinçli hareket etmesi, gereksiz su tüketiminden kaçınması ve israfı önleyecek basit ama etkili adımlar atması büyük önem taşıyor.




