İran ile İngiltere, Fransa ve Almanya arasında süren nükleer görüşmelerin yeni turu, 25 Temmuz’da İstanbul’da gerçekleşecek. 2015 tarihli nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının talebi üzerine gerçekleşecek kritik görüşmede, İran’ı dışişleri bakan yardımcıları Mecid Tahtrevançi ve Kazım Garibabadi temsil edecek. İsrail’in saldırıları sonrası duraksayan müzakere süreci, "snapback" mekanizmasının devreye girmesine kısa bir süre kala yeniden hareketleniyor.
NÜKLEER DİPLOMASİDE YENİ SAYFA: GÖZLER İSTANBUL’DA

İran ile İngiltere, Fransa ve Almanya arasında yürütülen nükleer müzakereler yeniden başlıyor. İran devlet televizyonu ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 25 Temmuz 2025 Cuma günü İstanbul’da kritik bir görüşme gerçekleştirilecek.
Toplantıya İran'ı temsilen Dışişleri Bakan Yardımcıları Mecid Tahtrevançi ve Kazım Garibabadi katılacak. Görüşmeler, 2015 yılında imzalanan ancak ABD'nin 2018'de çekildiği nükleer anlaşmanın geleceği açısından hayati bir eşik olarak görülüyor.
AVRUPA’NIN TALEBİYLE MASAYA OTURULUYOR

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Avrupa ülkelerinin talebi üzerine yeni bir tur görüşmeye onay verildiğini açıkladı. İran ile E3 ülkeleri olarak bilinen İngiltere, Fransa ve Almanya arasında 16 Mayıs’ta yine İstanbul’da gerçekleşen son görüşmenin devamı niteliğinde olacak.
Taraflar o görüşmede ABD-İran nükleer diyaloğu kapsamında diyaloğun sürdürülmesi konusunda mutabık kalmıştı. Yeni tur ise İsrail’in İran’a saldırısı sonrası askıya alınan sürecin yeniden canlandırılması bakımından da önem taşıyor.
TETİK MEKANİZMASI DEVREYE GİREBİLİR Mİ?
Görüşmelerin zamanlaması, uluslararası kamuoyu açısından oldukça kritik. Zira 2015 anlaşmasında yer alan ve "snapback" (tetik mekanizması) olarak bilinen madde, tarafların İran’ın anlaşmayı ihlal ettiğini düşünmesi halinde BM yaptırımlarını otomatik olarak yeniden devreye sokma yetkisi tanıyor.
Mekanizmanın süresi 18 Ekim 2025’te sona eriyor. İran, Avrupa ülkelerinin bu maddeyi işletmesinden büyük endişe duyuyor. Diplomatik kaynaklar İstanbul’daki görüşmenin, bu olasılığı önlemeye dönük son ciddi diplomatik hamle olabileceğini değerlendiriyor.

ANLAŞMANIN GEÇMİŞİ VE GELİNEN NOKTA
14 Temmuz 2015’te İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi (ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa) ve Almanya arasında imzalanan nükleer anlaşma, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırması karşılığında ekonomik yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu.
ABD 2018’de dönemin Başkanı Donald Trump’ın kararıyla anlaşmadan tek taraflı çekildi ve İran’a yeniden yaptırımlar uygulamaya başladı. Bu adım anlaşmayı fiilen geçersiz hale getirirken İran da kademeli olarak anlaşmadaki yükümlülüklerini durdurdu.
Özellikle yüksek oranda uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin yeniden başlaması, Avrupa ülkeleri tarafından kaygıyla karşılandı ve "snapback" tehdidi yeniden gündeme geldi.
KRİTİK BİR DİPLOMASİ

İsrail’in 13 Haziran’da İran’a yönelik saldırısıyla nükleer müzakere süreci askıya alınmış, İran-ABD ve İran-Avrupa diyaloğu durma noktasına gelmişti. 25 Temmuz’da İstanbul’da yapılacak toplantının, taraflar arasında güveni yeniden tesis edip etmeyeceği ise merak konusu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Avrupa ülkelerini anlaşmanın yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçlayarak "tetik mekanizmasını işletme konusunda hukuki dayanakları yok" açıklamasında bulunmuştu.
İstanbul’daki yeni tur görüşme anlaşmanın tamamen çökmesini önleyebilecek son fırsat olabilir. Eğer taraflar ortak bir zeminde buluşamazsa, 18 Ekim sonrası İran’a yeniden BM yaptırımlarının uygulanması kaçınılmaz olabilir Dolayısıyla toplantı, sadece İran ve Avrupa için değil Orta Doğu’da güvenlik dengeleri ve küresel enerji politikaları açısından da tarihi bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.




