ABD ve İran hattında şok iddia: Barış görüşmeleri "durduruldu" mu?
ABD ve İran hattında şok iddia: Barış görüşmeleri "durduruldu" mu?
İçeriği Görüntüle

Dünya, gözünü yeniden İstanbul’a çevirdi. Üç yılı aşkın süredir devam eden ve on binlerce can kaybına neden olan Rusya-Ukrayna savaşında tarihi bir dönemeç yaşanıyor. Taraflar, 15 Mayıs 2025’te ilk kez yüz yüze barış görüşmeleri için İstanbul’da bir araya geliyor. Ancak masadaki yalnızca Rusya ve Ukrayna değil… Türkiye ve ABD’nin sürece dair beklentileri ve hamleleri de dikkat çekiyor. İşte diplomasi trafiğinin merkezindeki İstanbul görüşmesinin perde arkası ve tarafların talepleri:

Ukrayna: Ateşkes Olmadan Barış Olmaz

Kiev yönetimi, masaya oturmadan önce sıcak çatışmaların durması gerektiği görüşünü sürdürüyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, barış zemininin oluşabilmesi için 30 günlük kapsamlı bir ateşkes şartını ortaya koyarken, bu görüş Avrupa ülkeleri tarafından da destekleniyor.

Zelenskiy'nin gündeminde:

  • İşgal edilen toprakların iadesi,

  • AB ve NATO üyeliği için garanti,

  • Savaş tazminatları ve yeniden inşa desteği,

  • Uluslararası gözlem gücünün sahada konuşlandırılması yer alıyor.

Kiev’in bu talepleri, savaşın sadece geçici değil, kalıcı biçimde sona erdirilmesini amaçlıyor.

Rusya: Önce Müzakere, Sonra Ateşkes

Moskova cephesinde ise yaklaşım tamamen farklı. Rusya, ateşkesin müzakereler sonucunda ilan edilmesini istiyor. Kremlin, özellikle sahadaki askeri üstünlüğüne güveniyor ve Ukrayna'nın olası bir ateşkesle askeri toparlanma fırsatı bulmasından endişe ediyor.

Moskova’nın kırmızı çizgileri:

  • Kırım ve Donbass’tan çekilmeme,

  • Batı yaptırımlarının kaldırılması,

  • Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi.

Vladimir Putin’in İstanbul’daki görüşmelere doğrudan katılmaması dikkat çekerken, Moskova heyeti, sonuç odaklı müzakere vurgusu yapıyor.

ABD: Trump Yönetimi Barışı Hızlandırmak İstiyor

Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin ardından, Washington yönetimi barış sürecine doğrudan müdahil oldu. Trump’ın en güçlü mesajı:
"Bu savaş kalıcı bir anlaşmayla bitmeli. Aksi takdirde yaptırımlar devreye girer."

ABD’nin masadaki talepleri:

  • Barışın hızla sağlanması,

  • Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması,

  • Stratejik nadir element anlaşmasının devamı,

  • Rusya’ya karşı caydırıcı diplomatik pozisyonun sürdürülmesi.

Trump, hem lider imajını güçlendirmek, hem de ABD kamuoyunda “barış mimarı” olarak anılmak istiyor. Bu nedenle, İstanbul görüşmeleri Washington için de diplomatik prestij anlamı taşıyor.

Türkiye: Bölgesel Barışın Anahtarı Olmak İstiyor

Toplantıya ev sahipliği yapan Türkiye, sürecin yalnızca arabulucusu değil, aynı zamanda kalıcı barışın garantörü olmak istiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem Zelenskiy hem de Putin ile doğrudan temas kurabilen az sayıda liderden biri olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin hedefleri:

  • İstanbul’un barış diplomasisinin merkezi haline gelmesi,

  • Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri yapıcı adımlarla bölgesel rolünü güçlendirmek,

  • Hem Batı hem Doğu ile dengeli diplomasi sürdürerek küresel barış masasında kalıcı yer edinmek.

Hatırlanacağı üzere, Türkiye 2022 yılında Antalya ve İstanbul’da barış girişimlerine ev sahipliği yapmış, BM destekli tahıl koridoru anlaşmasıyla dünyada büyük takdir toplamıştı. Bu birikim, bugünkü zirve için Türkiye’ye stratejik bir avantaj sağlıyor.

İstanbul Görüşmelerine Dair Kritik Noktalar

  • Putin, 10 Mayıs’ta yaptığı açıklamada müzakerelere hazır olduklarını duyurdu.

  • Zelenskiy, bu çağrıya olumlu yanıt vererek, İstanbul’da yüz yüze görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

  • Trump, görüşmelere bizzat katılabileceğini söyledi; ancak Putin’in İstanbul’a gelmeyeceği netleşince bu plan rafa kaldırıldı.