Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim, bölgedeki enerji güvenliği ve küresel ticaret dengeleri gündemin merkezine. Olası bir çatışma ihtimali, dünya petrol akışının en kritik noktalarından biri olan bu stratejik geçişte endişeleri artırırken, bölgedeki gelişmeler “yeni bir kriz dalgası” ihtimalini güçlendiriyor. İYİ Parti Kurmayları, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı ve Karadeniz’e ilişkin uluslararası deniz hukukundan enerji güvenliğine kadar uzanan geniş bir çerçeve çizdi. Açıklamalarda hem bölgesel dengeler hem de küresel güçlerin deniz stratejileri dikkat çeken ifadelerle ele alındı.
“HÜRMÜZ BOĞAZI İKİ ÜLKE ARASINDA PAYLAŞILIYOR”
Partililer, Hürmüz Boğazı’nın coğrafi ve hukuki yapısına dikkat çekerek, “Bu Hürmüz Boğazı meselesi biraz karışık bir konu. Çünkü Hürmüz Boğazı iki ülke arasında paylaşılıyor. Yani bir tarafında güneye bakarsanız Umman var. Kuzeyde İran var. Dolayısıyla buranın uluslararası hukuk boyutuyla da tek ülkenin hükmettiği bir boğaz olması mümkün değildir. İki yakası bizim boğazlar dediğimiz Türk egemenliği altında” değerlendirmesinde bulundu.
“MONTRÖ BENZETMELERİ SAĞLIKLI DEĞİL”
Açıklamasında Montrö tartışmalarına da değinen kurmaylar, “Yani dolayısıyla burada başka bir formül üretilmesi gerekecektir. Sağda solda Montrö örneği filan gibi lafları da duyuyorum, okuyorum. Bu bence biraz pek sağlıklı olmayan bir değerlendirme” ifadesini kullandı.
“KARADENİZ, ABD’NİN İZİNSİZ GİREMEDİĞİ TEK DENİZ”
Karadeniz’e ilişkin değerlendirmelerde ise dikkat çeken ifadeler kullanan parti yöneticileri, “Karadeniz meselesi konusu çok hassas. Amerikan Büyükelçiliğinin bundan bir müddet evvel attığı bir tweet var. Ve o tweette Amerikan Büyükelçiliği Karadeniz'e giriş çıkışın bütün ülkeler için serbest olması gibi bir cümleyi formüle ediyor. Bunu niye bunu söylüyorum? Çünkü Karadeniz küresel bir güç olma iddiasında olan Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyada izinsiz giremediği tek denizdir” diye konuştu.
“ÇANAKKALE VE İSTANBUL BOĞAZI STRATEJİK KIRILMA NOKTASI”
Kurmaylar, Türk Boğazları’nın küresel güç dengeleri açısından kritik olduğunu belirterek, “Özellikle, askeri gemiler açısından Çanakkale'ye geliyorsunuz. Gidebileceğiniz en uzak nokta bazı gemi tipleri açısından ancak İstanbul'a kadar. O da liman ziyareti. Ondan sonrası yok” dedi.
HÜRMÜZ İÇİN “YENİ FORMÜL” VURGUSU
Hürmüz Boğazı’nda mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını savunan Parti yöneticisi “Dolayısıyla orada bir formül üretileceği kanısındayım ben. Şu anlamda da onun üretilmesi belki zorunlu hale gelecek” ifadelerini kullandı.
“İRAN TAZMİNAT VE GEÇİŞ HARCINI GÜNDEME ALABİLİR” İDDİASI
Açıklamada en dikkat çeken bölüm ise ekonomik boyut oldu. Kurmaylar, “İranlılar biliyorsunuz bir tazminat istiyorlar. Yani uğradıkları zararın bir şekilde tazmin edilmesini istiyorlar. İranlıların oraya bir fiyat belirleme peşinde oldukları. Yani oradan geçen tankerden varil başına 1 dolar almak gibi… Aşağı yukarı bir büyük tankerden 2 milyon dolar gelir sağlamak gibi bir şey var” sözlerini kullandı.
“ABD’NİN TAZMİNAT ÖDEYECEĞİNİ SANMIYORUM”
Sürecin siyasi boyutuna da değinen kurmaylar, “Bu rakamlarda mı anlaşırlar onu bilmiyorum ama ben Amerika'nın İran'a bir tazminat ödeyeceğini hiç sanmıyorum. Bu geçiş harcı mı artık ismini nasıl koyarsanız oradan elde edecek gelirle İran'ın kayıplarının bir ölçüde telafi edilmesi gibi bir çalışmanın ben izlerini görür gibiyim” değerlendirmesinde bulundu.




