28 ŞUBAT'TAN BU YANA KESİNTİSİZ TEYAKKUZ HALİ
Kabine sonrası kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat tarihinden itibaren hükümetin ve devlet kurumlarının tam kapasiteyle alarm durumuna geçtiğini ifade etti. Bölgedeki kriz senaryolarının tüm boyutlarıyla analiz edildiğini belirten Erdoğan, kriz yönetiminde deneyimli kadroların gelişmeleri saniye saniye izlediğini vurguladı. Hiçbir ihtimalin göz ardı edilmediği bu süreçte, devletin tüm birimlerinin koordineli bir şekilde çalıştığı mesajı verildi.
TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ VE VATANDAŞIN HUZURU ÖNCELİĞİMİZ
Cumhurbaşkanı, konuşmasında Türkiye’nin mevcut çatışma ortamından korunmasının temel strateji olduğunu dile getirdi. 86 milyon vatandaşın huzurunu sağlamanın en büyük hassasiyetleri olduğunu belirten Erdoğan, "Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz" dedi. Bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemek isteyenlerin aksine Türkiye'nin yangını söndürmek için "su taşıyan" taraf olduğunu ve barış odaklı bir mücadele yürüttüğünü kaydetti.
ANA MUHALEFETE SERT "POLEMİK" ELEŞTİRİSİ
Bölgesel krizin ve askeri hareketliliğin zirve yaptığı bir dönemde iç siyasetteki tartışmalara da değinen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in söylemlerine tepki gösterdi. Etrafın "ateş çemberi" ile kuşatıldığı bir ortamda polemik yapmanın sorumlulukla bağdaşmadığını savunan Erdoğan, muhalefetin bu tutumunu "ibretle takip ettiklerini" belirterek, bu yaklaşımı milletin ferasetine bıraktığını ifade etti.
KRİZ YÖNETİMİNDE TEMKİN VE TEDBİR VURGUSU
Erdoğan, dış politikadaki gerilimler karşısında tedbiri elden bırakmadıklarını yineledi. Füzelerin havada uçuştuğu bir coğrafyada en küçük hatanın telafisi olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin temkinli ve kararlı duruşunu sürdüreceğini belirtti. Hükümetin tüm stratejik hazırlıklarını en kötü senaryolara göre güncellediği ve bölgesel barış için samimi çaba gösterdiği altı çizilen diğer önemli başlık oldu.
ENERJİDE EŞEL MOBİL SİSTEMİ TEKRAR YÜRÜRLÜKTE
Bölgedeki çatışmaların küresel petrol ve doğal gaz fiyatları üzerindeki baskısına değinen Erdoğan, vatandaşları korumak adına ekonomik bir kalkan oluşturduklarını duyurdu. Dezenflasyon sürecinin zarar görmemesi için enerji fiyatlarındaki ani yükselişleri göğüslemek amacıyla "eşel mobil" sisteminin geçici olarak devreye alındığı açıklandı. Merkez Bankası ve SPK aracılığıyla piyasalardaki likidite yönetiminin etkin bir şekilde sürdürüldüğü, Türk lirasının korunması için gerekli tüm finansal tedbirlerin süratle hayata geçirildiği vurgulandı.
İRAN'DAN GELEN FÜZE NATO TARAFINDAN ENGELLENDİ
Güvenlik başlığında dikkat çekici bir bilgiyi paylaşan Cumhurbaşkanı, 4 Mart tarihinde İran’dan ateşlenen ve Türkiye’yi hedef alan bir füzenin Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından İran makamlarına gerekli diplomatik ikazların yapıldığını belirten Erdoğan, "Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak provokatif adımlardan kaçınılmalıdır" diyerek bin yıllık komşuluk hukukuna gölge düşürülmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
SINIRLARDA 60 BİN PERSONELLE TAM GÜVENLİK
Bölgedeki yangının Türkiye sınırlarına sıçramaması için askeri önlemlerin en üst seviyeye çıkarıldığı ifade edildi. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarının yaklaşık 60 bin personel ile hudut güvenliğini kesintisiz sağladığını belirten Erdoğan, müttefiklerle eşgüdüm içerisinde hareket edildiğini kaydetti. Türkiye’nin barış ve istikrarın tarafında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, Suriye, Ukrayna ve Gazze krizlerinde olduğu gibi bu süreçte de hakkın ve adaletin savunucusu olduklarını yineledi.
ANA MUHALEFETE "ANKARA MERKEZLİ SİYASET" ÇAĞRISI
Erdoğan, kriz döneminde polemik peşinde koşmakla suçladığı muhalefete "siyasi fırsatçılığı bir kenara bırakın" çağrısı yaptı. Bölgesel tehlike atlatılana kadar sağduyulu davranılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, muhalefetin "Biz iktidarda değilsek sorumlu değiliz" tavrının bencilce olduğunu savundu. Hükümetin Türkiye’yi ateş çemberinden koruma çabalarına destek olunmasa bile, en azından "köstek olunmaması" gerektiğini ifade ederek Ankara merkezli bir milli duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.




