Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplanan Kabine, kritik iç ve dış gündem mesaisini tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonomik fırtınanın ortasında muhalefetin sorumsuz tavırlarını eleştirirken, toplumsal yapıyı ve gençliği korumaya yönelik dijital kısıtlamalar ile yasal düzenlemelerin sinyalini verdi.
ERDOĞAN'DAN MUHALEFETE SERT TEPKİ: "KRİZ FIRSATÇILIĞI YAPIYORLAR"
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından Millete Sesleniş konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iç siyasetteki muhalefetin tutumuna yönelik çok sert eleştirilerde bulundu. Dünyanın ve bölgenin şubat ayında başlayan İran kriziyle birlikte adeta bir ateş çemberinden geçtiğini belirten Erdoğan, muhalefetin Türkiye’yi önceleyen bir üslup benimsemek yerine kriz fırsatçılığına tevessül ettiğini söyledi. Erdoğan, "Muhalefet, bu olağanüstü süreci siyasi çıkarları için istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiştir." dedi.

"İKTİDAR YIPRANSIN DA GEREKİRSE TÜRKİYE KAYBETSİN" MANTIĞI
Siyaset kurumunun ülkenin temel sorunlarına çözüm üretme kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin sırf hükümete zarar vermek adına ülkenin menfaatlerini çiğnediğini savundu. Muhalefetin kronikleşen tavrını eleştiren Erdoğan, "Böyle bir dönemde dahi 'iktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin' mantığıyla hareket etmekten kendilerini kurtaramadılar. Üzülerek görüyoruz ki hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye maalesef geçemiyorlar." şeklinde konuştu.
"MUHALEFET DEMEK ÜLKEYİ ATEŞE ATMAK DEMEK DEĞİLDİR"
Konuşmasında muhalefetin siyasi tarihte örneği az görülecek şekilde son derece çirkin, yaralayıcı ve yıkıcı bir üslup kullandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasilerde muhalefet etmenin sınırları olması gerektiğini hatırlattı. Sert tonunu sürdüren Erdoğan, "Oysa muhalefet demek çarpıtmak, manipüle etmek, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak demek değildir. Muhalefetin vazifesi; kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak hiç değildir." ifadelerini kullandı.

"TEHDİT VE TAHRİK SÖYLEMLERİ SON DERECE BAYAT BİR SİYASETTİR"
Gündemdeki diğer tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin kendi içindeki sıkıntıları örtbas etmek için yapay gündemler ürettiğini iddia etti. Sert eleştirilerine devam eden Erdoğan, "Hele hele kendi yolsuzluk gündemlerini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere sarılmak son derece ucuz ve bayat bir siyasettir." diyerek, muhalefet partilerinin kürsülerden sergilediği ajitasyon siyasetinin millet nezdinde bir karşılığı olmadığını savundu.
MUHALEFETE ÇAĞRI: EN AZ İKTİDAR KADAR MESULİYET SAHİBİSİNİZ
Küresel sistemde yeni denklemlerin kurulduğu bir dönemde herkesin sorumlu davranması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını muhalefete yönelik net bir uyarı ve çağrıyla tamamladı. Demokrasilerde muhalefetin de en az iktidar kadar mesuliyet sahibi olduğunu belirten Erdoğan, "Konu ülke ve milletin çıkarı olduğunda sorumlu davranmak zorundasınız. Kürsülerde söylenen sözün, ekranlarda verilen mesajın, sosyal medyada kesilen ahkâmların kime yaradığı, kime hizmet ettiği çok iyi hesaplanmalı; yerli ve millî bir duruş sergilenmelidir." dedi.
KÜRESEL SAVAŞ RANTI VE TÜFEYLİ EKONOMİ TEHDİDİ
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından Millete Sesleniş konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şubat ayında İran’a yönelik askeri saldırılarla başlayan küresel krizin çok katmanlı ekonomik boyutlarını deşifre etti. Akaryakıt fiyatlarındaki dengesizliğin, tırmanan enflasyonun ve Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın ötesinde küresel bir sömürü düzeninin oluştuğunu belirten Erdoğan, "Dünyayı vuran bu şok dalgası, spekülasyon ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni, yani bir tüfeyli ekonomi üretmiştir. Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist, milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı gasp ederek servetine servet katmaktadır" dedi.

SAHA EXPO VURGUSU: "TÜRKİYE İSTİKRAR ADASI"
Her ne kadar savaş öncesi döneme dönüş zaman alacak olsa da Türkiye'nin bölgesinin istikrar adası olarak temayüz ettiğini belirten Erdoğan, uluslararası yatırımcıların ilgisinin arttığını vurguladı. Türk savunma sanayisinin tüm dünya tarafından gıpta ile takip edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, "En son beşincisi düzenlenen Saha Expo 2026'da buna bir kez daha şahitlik ettik. 120 ülkeden 1700'ü aşkın firmanın iştirak ettiği fuarda 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı ve bunun 6 milyar doları ihracat anlaşması oldu. 50 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen Efes 2026 tatbikatımız ise dostlarımıza güven, hasımlarımıza korku veriyor" dedi.
KÜRESEL DESPOTİZMLE MÜCADELE VE AİLE VURGUSU
Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelenin en acımasız eleştirilere maruz kaldığı alanlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, özgürlük kavramının arkasına siper alınarak aile yapısının hedef alındığını söyledi. Özgürlüğün sorumluluk barındırması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
EKRANDAKİ ŞİDDET VE YOZLAŞMAYA KARŞI RTÜK DEVREDE
Reyting kaygısının, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, medya kuruluşlarına büyük görev düştüğünü hatırlattı. Şiddeti özendiren ve çarpık ilişkileri meşrulaştıran yapımlara karşı RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumların tavizsiz gideceğini açıklayan Erdoğan, "Şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu hatırlatıyor. Şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak, verileri birleştiren erken uyarı mekanizmalarına sahip sistematik bir yapı kuracağız" sözleriyle yeni bir politika setini duyurdu.
ATEŞLİ SİLAHLARDA CEZALAR VE SİLAH SAHİPLİĞİNE KISITLAMA
Toplumsal asayişi sağlamak adına ateşli silahlar meselesinin üzerine kararlılıkla gidileceğini açıklayan Erdoğan, bu alanda cezaların ağırlaştırılacağı yeni yasal düzenlemelerin sinyalini verdi. Silah sahiplerine ek sorumluluklar getirileceğini belirten Erdoğan, "Mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi hâlinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız" ifadelerini kullandı.
2026'DA DÜNYANIN GÖZÜ TÜRKİYE'DEKİ DEV ORGANİZASYONLARDA
Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracak küresel etkinliklere bu yıl ev sahipliği yapacağını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, takvimi şu sözlerle paylaştı: "20 Mayıs Çarşamba günü 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali İstanbul’da oynanacak. 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi Ankara’da gerçekleştirilecek. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 ise Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi de Türkiye’de tertiplenecek. Yarım asırdır ayağımıza bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte önümüzde yepyeni bir yol açılacak."
TERÖR PRANGASINDAN KURTULMAK
Ekonomik büyüklüğe de inşallah uzak olmayan bir tarihte erişeceklerini ifade eden Erdoğan, Nasıl 2026’nın Türkiye’si, 2002’nin Türkiye’sine göre daha gelişmiş, daha büyümüş ve kalkınmış durumdaysa; yarının Türkiye’si de bugünün Türkiye’sinden daha güçlü, daha ileri, daha müreffeh ve muktedir olacaktır. Bilhassa yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte Türkiye’nin önünde yepyeni bir yol açılacak; terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar artık eğitime, sağlığa, üretime ve ulaştırmaya harcanacak, Türkiye’nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır." dedi.
İSRAİL'İN SUMUD FİLOSU'NA KORSAN SALDIRISINA LANET
Konuşmasının son bölümünde dış politikadaki sıcak gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik barbarca politikalarını sürdürdüğünü ifade etti. Gazze’ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda yapılan askeri müdahaleyi sert bir dille kınayan Erdoğan, "Kırk farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud filosunun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum. Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri için gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Ayrıca tüm çalışanlarımızın Kurban Bayramı'nı tebrik ediyor, idari izinle 9 güne çıkarılan bayram tatilinde seyahat edecek vatandaşlarımızı trafik kurallarına uymaya davet ediyorum" diyerek sözlerini noktaladı.





