Kahvaltının günün en kritik öğünü olduğunu vurgulayan Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Ayça Doğandemir, lifli gıdaların sabah saatlerinde tüketilmesinin vücut üzerinde çok daha güçlü etkiler oluşturduğunu belirtti. TÜRKİNFORM’a açıklamalarda bulunan Doğandemir, “Lif, yalnızca sindirimi destekleyen bir bileşen değil. Aynı zamanda gün boyu iştahı, enerji seviyesini ve metabolizmanın çalışma şeklini belirleyen önemli bir faktör” ifadelerini kullandı.
METABOLİZMA SABAH ŞEKİLLENİYOR
Sabah saatlerinde yapılan besin tercihlerinin günün geri kalanını doğrudan etkilediğini söyleyen Doğandemir, “Günün ilk öğününde lif almak, metabolizmayı daha dengeli çalışacak şekilde programlıyor. Bu da kilo verme sürecinde ciddi bir avantaj sağlıyor. Aynı kaloride beslenilse bile lif oranı yüksek kahvaltılar daha dengeli sonuçlar veriyor” dedi.
KAN ŞEKERİ DALGALANMASINI ENGELLİYOR
Lifin kan şekeri üzerindeki düzenleyici etkisine dikkat çeken Doğandemir, “Rafine karbonhidratlarla yapılan kahvaltılar kan şekerini hızlı yükseltir ve kısa sürede düşürür. Bu durum gün içinde sık acıkmaya neden olur. Lifli gıdalar ise karbonhidratların emilimini yavaşlatır ve kan şekerini dengede tutar. Böylece ani açlık krizleri büyük ölçüde önlenir” diye konuştu.
TOKLUK SÜRESİNİ UZATIYOR
Lifli besinlerin mideyi daha geç terk ettiğini belirten Doğandemir, “Bu özellik sayesinde kişi daha uzun süre tok kalır. Gün içinde daha az atıştırma ihtiyacı hisseder. Bu da toplam kalori alımının düşmesine yardımcı olur. Ayrıca lifin bağırsakta fermente edilmesiyle ortaya çıkan bazı bileşikler, beyne tokluk sinyali göndererek iştahı baskılar” ifadelerini kullandı.
ENERJİ DENGESİNİ KORUYOR
Sabah lif tüketiminin sadece kilo kontrolü değil, günlük enerji seviyesi üzerinde de etkili olduğunu söyleyen Doğandemir, “Kan şekerinin dengede kalması enerji dalgalanmalarını azaltır. Böylece gün ortasında yaşanan ani yorgunluk ve halsizlik hissi daha az görülür. Lifli kahvaltı, daha sürdürülebilir bir enerji sağlar” dedi.
BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR
Bağırsak sağlığının kilo kontrolüyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Doğandemir, “Lif, bağırsaktaki yararlı bakteriler için temel besin kaynağıdır. Düzenli lif tüketimi mikrobiyotayı dengeler. Bu durum hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de kilo yönetimini destekler” şeklinde konuştu.
KÜÇÜK DOKUNUŞLAR YETERLİ
Kahvaltıda lif tüketimini artırmanın zor olmadığını belirten Doğandemir, “Yulaf ezmesine chia veya keten tohumu eklemek, yoğurdu meyve ve cevizle zenginleştirmek ya da beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih etmek gibi küçük değişiklikler bile büyük fark yaratır. Önemli olan bu alışkanlığı sürdürülebilir hale getirmek” dedi.
Doğandemir, sözlerini “Kahvaltıda lif tüketmek tek başına mucize yaratmaz ancak iştah kontrolü, kan şekeri dengesi ve tokluk süresi üzerindeki etkileri sayesinde kilo verme sürecini belirgin şekilde kolaylaştırır” diyerek tamamladı.









