Kanser tanısı alan birçok kişi, hastalığı öğrendiği ilk andan itibaren ya da tedavi sürecinde "Neden bende oldu?" sorusunun yanıtını arıyor. Bu süreçte suçluluk, kaygı ve belirsizlik duyguları yaşayabilen hastaların en çok merak ettiği konuları değerlendiren Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin'e yaptığı açıklamada, kanserin bir ceza ya da kişinin yaptığı bir hatanın sonucu olmadığını belirterek, hastalıktan korunmada yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti.
KANSERİN CEZA OLARAK GÖRÜLMESİ YANLIŞ
Kanserin herhangi bir kişinin yaptığı bir davranışın karşılığı ya da cezası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, hastaların tanı sürecinde kendilerini suçlamalarının bilimsel bir dayanağı bulunmadığını belirtti.
Kılıçkap, kanserin her yaş grubunda ve toplumun her kesiminde görülebileceğini vurgulayarak, hastalığın ortaya çıkmasında birçok farklı etkenin rol oynayabileceğini söyledi.
YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ RİSKİ AZALTIYOR
Kanserden korunmanın en etkili yolunun hastalığa neden olabilecek etiyolojik faktörlerden uzak durmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, sigaranın bırakılması, alkol tüketilmemesi, sağlıklı ve yeterli beslenilmesi ile yanlış beslenme alışkanlıklarından kaçınılmasının önem taşıdığını belirtti.
Ateşte pişirilmiş ve salamura gıdaların sık tüketilmemesi gerektiğini kaydeden Kılıçkap, fiziksel aktivitenin artırılması, mesleki maruziyetlere karşı koruyucu önlemlerin alınması, radyasyon ve güneşin zararlı ışınlarından korunulmasının da kanser riskini azaltan unsurlar arasında yer aldığını söyledi.
AŞILAR VE SAĞLIKLI BESLENMEYE DİKKAT ÇEKTİ
Bazı kanser türlerine karşı geliştirilen aşıların koruyucu etkisine de değinen Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, karaciğer kanserine karşı hepatit B aşısı ile rahim ağzı kanserine karşı HPV aşısının önemli koruyucu yöntemler arasında bulunduğunu ifade etti.
Hazır ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmasının da korunmada etkili olduğunu belirten Kılıçkap, "Sigaranın bırakılması, alkol kullanılmaması, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivitenin artırılması, zararlı çevresel etkenlerden korunma ve uygun aşılamalarla kanserlerin yaklaşık yüzde 70'i önlenebilir." dedi.
ÖZETLE
Kanser tanısı alan kişilerin yaklaşımı konusunda Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap'ın açıklamalarından çıkarılabilecek temel mesajlar şöyle özetlenebilir:
- Kendinizi suçlamayın. Kanser, yapılan bir hatanın ya da bir cezanın sonucu değildir.
- "Neden bende oldu?" sorusuna takılıp kalmak yerine tedavi sürecine odaklanın.
- Kanserin her yaşta, her cinsiyette ve her sosyoekonomik grupta görülebileceğini bilin.
- Tedavi sürecinde doktorunuzun önerilerine eksiksiz uyun.
- Sigara kullanıyorsanız bırakın.
- Alkol tüketiminden kaçının.
- Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
- İşlenmiş, salamura ve aşırı ateşte pişirilmiş gıdaları sınırlayın.
- Düzenli fiziksel aktivite yapın.
- Güneşin zararlı ışınları ve gereksiz radyasyon maruziyetinden korunun.
- Çalışma ortamında kanser riskine yol açabilecek maddelere karşı koruyucu önlemler alın.
- Uygun olduğu durumlarda hepatit B ve HPV gibi koruyucu aşılardan yararlanın.
- Tedavi sürecinde moralinizi korumaya ve psikolojik destek almaktan çekinmemeye özen gösterin.
Kanser bir ceza değildir. Hastaların kendilerini suçlamak yerine tedaviye odaklanmaları, risk faktörlerinden uzak durmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri gerekir.





