Kasım Süleymani, İran Devrim Muhafızları’nın Kudüs Gücü komutanı olarak görev yaptığı dönemde Filistin meselesini İran dış politikasının merkezine yerleştiren en önemli figürlerden biriydi. Onun Filistin politikası, ideolojik, askeri ve stratejik düzlemlerde şekillenmişti. Süleymani, Filistin davasını sadece bölgesel değil, tüm İslam ümmetinin meselesi olarak gördü ve İsrail’e karşı direnişi dini bir sorumluluk olarak tanımladı.
Süleymani, özellikle Gazze’de faaliyet gösteren Filistinli direniş gruplarına doğrudan destek sağladı. Hamas ile siyasi görüş ayrılıkları bulunsa da, hareketin askeri kanadına lojistik ve maddi yardımlar ulaştırdı. Ancak en yakın ilişkisini, İran’a daha yakın duran İslami Cihad Hareketi (PIJ) ile kurdu. Gazze’deki bazı küçük direniş hücreleri de Kudüs Gücü tarafından desteklendi. Süleymani, bu grupların silahlandırılması, eğitilmesi ve aralarındaki koordinasyonun sağlanmasında aktif rol oynadı.
Askeri alanda, İran’ın desteğiyle Gazze’ye füze parçaları ulaştırıldı, yerli silah üretimi için teknoloji transferi yapıldı ve bazı Filistinli savaşçılar İran veya Lübnan’da eğitim aldı. Süleymani, aynı zamanda Hizbullah aracılığıyla Gazze ile Tahran arasında askeri ve lojistik köprüler kurdu. Bu yapılar, onun stratejik vizyonu olan “direniş ekseni”nin temel taşlarıydı. Direniş ekseni; İran, Hizbullah ve Filistinli gruplar arasında oluşturulan askeri ve siyasi ittifakı ifade ediyordu.
Süleymani'nin etkisi sadece sahada değil, diplomatik ve psikolojik düzeyde de hissedildi ve büyük etkiler oluşmasına yol açtı. Hamas ve İslami Cihad liderleriyle doğrudan temaslar kurarak, İran’ın desteğini sürekli ve güvenilir kıldı. İsrail’e karşı verdiği açık ve sert mesajlar, Filistin direnişine moral verdi. İran’ın Filistin davasındaki yerini ve sahipleniciliğini güçlendirdi.
Kasım Süleymani, 3 Ocak 2020’de ABD tarafından düzenlenen ve geniş kapsamlı operasyon olarak tanımlanan bir saldırıda yaşamını yitirdi. Ölümünün ardından Hamas, İslami Cihad ve diğer Filistinli gruplar, onu “Filistin direnişinin gerçek dostu” olarak andı. İran ise onun adını yaşatmak ve direnişi sürdürmek için Gazze’ye desteğini artıracağını duyurdu.
Sonuç olarak, Kasım Süleymani’nin Filistin politikası, sadece ideolojik bir duruş değil, aynı zamanda İran’ın bölgedeki nüfuzunu artırma stratejisinin bir parçasıydı. İsrail karşıtı direnişi örgütleyip destekleyen bu politika, İran’ı Filistin davasında kilit bir aktör haline getirdi ve Süleymani’yi bu mücadelenin simge isimlerinden biri yaptı.





