İsrail ordusu, işgal altındaki Lübnan'ın güneyinde evlerine dönmeye çalışan sivillere yönelik "ateş açma" emri vererek ateşkesi hiçe sayan yeni bir karar aldı. Bu skandal talimat, silahsız dahi olsa belirlenen yasaklı bölgelere yaklaşan herkese doğrudan saldırı düzenlenmesini öngörüyor.
SİLAHLI-SİLAHSIZ AYRIMI GÖZETMİYORLAR
İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu geniş bir alanda askerlerine verdiği yeni ve sert talimat, bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. The Jerusalem Post gazetesinde yer alan haberlere göre, İsrail ordusu, kendisi tarafından "yaklaşılması yasak belde ve köyler" olarak ilan edilen bölgelere girmeye çalışan kişilere, silahsız olsalar bile ateş açılmasına dair genel bir emir yayınladı. Bu talimat, bölgedeki askeri işgalin en sert adımlarından biri olarak kayıtlara geçti.
EVLERİNE DÖNEN SİVİLLER "EN BÜYÜK ZORLUK"
Lübnan ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda varılan geçici ateşkesin 17 Nisan'da yürürlüğe girmesinin ardından, zorla yerinden edilen aileler güneydeki evlerine dönmek için harekete geçti. Ancak İsrail tarafı, sivillerin bu dönüş çabasını bölgedeki "en büyük zorluklardan biri" olarak tanımlıyor. İsrail ordusu, 19-20 Nisan tarihleri arasında sivillerin evlerine geri dönüşünü engellemek için stratejik önlemlerini yoğunlaştırdı ve yasaklı bölgeleri gösteren haritalar yayınlayarak bölgeyi kuşatma altında tutmaya devam etti.

ATEŞKESİ İHLAL EDEN SALDIRILAR
İsrail ordusunun ateşkese rağmen sergilediği tutum, uluslararası gözlemciler tarafından çelişkili bulunuyor. Hizbullah'ın 16 Nisan tarihinden bu yana herhangi bir saldırı düzenlemediği belirtilmesine rağmen, İsrail ordusu 19 Nisan'ı 20 Nisan'a bağlayan gece Litani Nehri'nin kuzeyine bir saldırı düzenledi. "Roket fırlatıcısı tespit edildiği" iddiasıyla gerçekleştirilen bu saldırı, ateşkesin Litani Nehri'nin kuzeyinde geçerli olduğu mesajını veren İsrail'in kendi taahhütlerini ihlal etmesi olarak yorumlandı ve "izah edilemez" olarak nitelendirildi.
İŞGALİN SÜRDÜRÜLEMEZ BOYUTU
İsrail'in sivillere karşı uyguladığı bu sert politika, bölgedeki ateşkesin sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Askeri uzmanlar ve basın organları, sivillere yönelik bir ateş açma durumunda uluslararası kamuoyunun göstereceği sert tepkilerin İsrail yönetimi için büyük bir diplomatik kriz yaratabileceğine dikkat çekiyor. 2 Mart tarihinde başlayan saldırılarla birçok beldeyi işgal edip halkını yerinden eden İsrail'in, bu işgali kalıcı kılma çabaları ile uluslararası baskı arasında giderek daha fazla sıkıştığı değerlendiriliyor.




