Türk müziğinin unutulmaz ismi Kayahan’ın vefatının üzerinden yıllar geçmesine rağmen miras tartışması yeniden yargıya taşındı. Kızı Beste Açar, babasına ait şarkı teliflerinin sahte imza ile eski eşi İpek Açar Kömürcü’ye devredildiğini öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. İpek Açar Kömürcü ise iddiaları reddederek “miras paylaşım sözleşmesi imzalandı” açıklaması yaptı ve mirasın nasıl paylaşıldığını detaylarıyla duyurdu.
"SAHTE İMZA” İDDİASIYLA SAVCILIĞA BAŞVURU YAPILDI
Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden Kayahan’a ait eserlerin telif haklarıyla ilgili işlemlerde usulsüzlük yapıldığını iddia etti. Açar, babasının eski eşi İpek Açar Kömürcü hakkında, teliflerin “sahte imza” ile devredildiği gerekçesiyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Açar’ın başvurusu sonrası dosya yeniden açılırken gözler İpek Açar cephesinden gelecek açıklamaya çevrildi.
MİRASTAN KİMİN NE KADAR ALDIĞI BELLİ OLDU
İpek Açar Kömürcü, avukatı Özal Oğuz aracılığıyla yaptığı açıklamada tüm iddiaları reddetti. Açıklamada taraflar arasında hukuken geçerli bir “miras paylaşım sözleşmesi imzalandığı” vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Sanatçının eserlerden elde edilen gelirlerden 2/8 hakkı İpek Hanım, 3/8’i kızı Aslı Gönül ve 3/8’i de kızı Beste Hanım almaktadır”
Böylece mirasın yıllardır bu oranlar üzerinden paylaşıldığı ve sistemin işlediği belirtildi.
"BİLİRKİŞİ RAPORLARI DOSYAYA İBRAZ EDİLMİŞTİR”
Açıklamada, söz konusu iddiaların yeni olmadığı özellikle vurgulandı. Aynı suçlamaların 2015 yılında da gündeme geldiği, o dönem açılan davada kapsamlı incelemeler yapıldığı ifade edildi. Metinde şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu iddialar Beste Hanım tarafından ilk kez gündeme getiriliyor değildir. Merhum Kayahan’ın vefatının hemen ardından 2015 yılında aynı iddialarla dava açılmıştır”
Ayrıca sözleşmelerdeki imzaların sahte olmadığına ilişkin bilirkişi raporlarının dosyaya sunulduğu belirtilerek, “Sözleşmelere ait imzaların Kayahan’ın eli ürünü olduğunu açıkça ortaya koyan bilirkişi raporları dosyaya ibraz edilmiştir” açıklaması yapıldı.
"KAYAHAN’IN İRADESİ AÇIKÇA ORTAYA KONDU”
Açıklamada Kayahan’ın hayattayken eserlerin yönetimine ilişkin iradesine de geniş yer verildi. Sanatçının eserlerinin bölünmesini istemediği ve tek merkezden yönetilmesini istediği savunularak şunlar kaydedildi:
“Kayahan; eserlerinin tek elden yönetilmesi, bölünmemesi ve kendi ifadesiyle eserlerine ‘çökmek isteyen’ üçüncü kişi ve yapımcıların kontrolüne geçmemesi amacıyla, eserlerin mali haklarını yönetmek üzere İpek Hanım’a devretme iradesini açıkça ortaya koymuştur”
Ayrıca Kayahan’ın bu iradesini yalnızca ailesine değil, meslek birliklerine ve yakın çevresine de defalarca ifade ettiği aktarıldı.
“DOSYA KAPANDI, SİSTEM 10 YILDIR İŞLİYOR”
İpek Açar cephesinin açıklamasında en dikkat çeken bölüm ise davanın geçmişi oldu. Beste Açar’ın daha önce aynı iddialarla dava açtığı, ancak daha sonra bu süreçten feragat ettiği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Beste Hanım, avukatları aracılığıyla açmış olduğu davadan ve ileri sürdüğü iddialardan feragat etmiş; 2017 yılı başında dosya bu şekilde kesin olarak kapanmıştır”
Ayrıca miras paylaşım sisteminin yıllardır sürdüğü vurgulanarak, “İşbu sözleşme ile sadece mal varlığının paylaşımı değil; eserlerin yönetimi ve korunması ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Eserlerden elde edilen gelirler; 2/8 İpek Hanım, 3/8 Aslı Gönül Hanım ve 3/8 Beste Hanım şeklinde paylaşılmakta, ödemeler düzenli ve şeffaf biçimde iletilmektedir”
Açıklamanın ardından Beste Açar cephesinden yeni bir çıkış geldi. Açar, “sahte imza” iddiasını yineleyerek MESAM’a sunulan belgelerin asıllarını talep etti. Böylece yıllardır süren miras tartışması yeniden yargı ve kamuoyu gündeminin merkezine taşınmış oldu.





