İstanbul, son yıllarda yalnızca tarihi ve kültürel mirasıyla değil, sokak kedileriyle kurduğu özgün şehir kültürüyle de dünya gündeminde. Ulusal ve uluslararası basında giderek daha sık kullanılan “Catstanbul” ifadesi, kentin kedilerle özdeşleşen kamusal yaşamını tek kelimeyle özetliyor.
CATSTANBUL TANIMI ULUSLARARASI DİLE YERLEŞTİ
“Catstanbul” kavramı, İstanbul’un sokak kedileriyle olan güçlü bağını tanımlamak için özellikle yabancı basın ve seyahat yayınlarında kullanılıyor. İngilizce içeriklerde şehir, açık şekilde “city of cats” olarak anılırken, bu ifade zamanla İstanbul ismiyle birleşerek “Catstanbul” biçiminde popülerleşti. Türk Hava Yolları ve İstanbul Havalimanı gibi resmî tanıtım kanallarında dahi İstanbul, kedileriyle tanımlanan şehirler arasında gösteriliyor.

KEDİLER KENTİN GÜNDELİK HAYATININ PARÇASI
İstanbul’da kediler belirli alanlara sıkışmış durumda değil; cami avlularından metro duraklarına, balıkçı teknelerinden üniversite kampüslerine kadar kamusal alanın her noktasında varlık gösteriyor. Bu durum, kedilerin “sahipsiz” olmaktan çok “şehirli” olarak görülmesine yol açıyor. Yerel halkın besleme, tedavi ve koruma refleksi, İstanbul’u benzer metropollerden ayıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
YABANCI MEDYA VE TURİSTLERİN İLGİ ODAĞINDA
Uluslararası gazeteler ve dergiler, İstanbul’da turistlerin tarihi mekânlar kadar sokak kedileriyle fotoğraf çektirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle sosyal medyada paylaşılan kedi görüntüleri, İstanbul’u klasik turizm anlatısının ötesine taşıyor. 2016 yapımı Kedi belgeseli ise bu ilgiyi küresel ölçekte görünür kılan en önemli yapımlardan biri olarak kabul ediliyor.
Kedilere yönelik yaygın hoşgörü ve sahiplenme, İstanbul’u dünyada nadir görülen bir insan-hayvan ortak yaşam modeliyle öne çıkarıyor. Ancak aynı yayınlarda, bu ilginin sürdürülebilirliği için yerel yönetimler ve gönüllüler arasındaki iş birliğinin kritik olduğu da vurgulanıyor.




