Kurban Bayramı’nın dördüncü gününde düzenlenen ikinci bayramlaşma programında Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli illerden Ankara’ya gelen katılımcılar ve partililerle genel merkez binasında buluştu. Kılıçdaroğlu açıklamasında, "Sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim ve temiz niyetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremediğim için sizlerden özür diliyorum. Hakkınızı helal edin ve beni affedin" ifadelerini kullandı.

"YAŞADIĞIMIZ MESELE YALNIZCA BİR KURULTAY TARTIŞMASI DEĞİLDİR"

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan satırbaşları şöyle:

"Ben bugün çok açık konuşacağım ama öfkeyle değil. Biliyorsunuz bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne dedik. Maalesef gördük ki, durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar o günden sonra ortaya çıkan iddialar yargıya taşınan dosyalar kamuoyunda oluşan derin kuşkular bugün geldiğimiz noktada hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Delegesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven derin bir yara alır.

Nihayet: Muhsin Yazıcıoğlu davasında sona doğru
Nihayet: Muhsin Yazıcıoğlu davasında sona doğru
İçeriği Görüntüle

Bugün çok açık konuşacağım. Öfkeyle değil, net ve güçlü konuşacağım; ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden ve kimseye haksızlık etmeden... Bizim kitabımızda intikam yoktur; bizim kitabımızda mertçe helalleşme ve arınma vardır. Arınma, yeniden bir doğuştur. Bu mesele, Türkiye'de siyasetin ahlakla mı, parayla mı; hukukla mı, operasyonla mı; millet iradesiyle mi, aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Ben bugün çok açık konuşacağım. İfade edeyim, ben bugün çok açık konuşacağım.

Şimdi soruyorum size: Biz bu partiyi mahkeme salonlarına emanet mi edeceğiz? Partiyi mahkeme kapılarına düşürenler kimler? Kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla, siyasi işgal telaşıyla hareket edenler kimler?"

"ATAMIZIN PARTİSİNİ KİMLER PAVYON MASALARINA MEZE ETTİ"

"Atamızın partisini kimler pavyon masasına meze etti? Ben hesap soracağım hesap! Herkes bunu bilsin! Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. Ben değil, güvenli limanı siz inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuki lideri ve başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz.

Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye'de demokrasi vadetmesi de imkansız hale gelir. Bu can bu bedende kaldıkça hakkı, hukuku ve adaleti herkes için savunacağım."

"TERTEMİZ BİR KURULTAY YAPACAĞIZ"

"Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partilerimiz partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. Ve o sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuk. lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamımda sadece ve sadece vatana millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından hesap uzmanlığından genel müdürlüğe milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Tek bir kuruş boğazımdan aşağı haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim Bundan sonra da bundan sonra da açıkça söylüyorum yedirmeyeceğim, yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim."

"HAİN DİYE BAĞIRANLARI DUYDUM"

Utandıracak, sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum; Benim tek odağım vatandır ve Türkiye'dir. Unutmayın. Bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Değerli yol arkadaşlarım ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür... 78 yaşında ama bir derdi olan, derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen, aziz Türk milletinin yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Duydum kardeşlerim duydum. Birilerinin siparişleriyle birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış, bu adama 'hain' diye bağıranları duydum.

Onlara o sloganları attırılan kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum; Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun 'a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe diban duranların bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Çaba, bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin kendi korkularının tecellisidir."

"İÇİMİZE SIZMIŞ FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ AJANLARINI FARK EDEMEDİĞİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM"

"Şimdi müsaade edin ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz bu yaşlı adam sizinle tam bu noktada tarihi önünde açıkça helal etsin. Benim bu millete bu aziz millete bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe biz vatan dedikçe biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinize helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların Mustafa Kemal'in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde, halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete talanına bulaşan o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için örgütümden ve tarihi önünde hak deryasından özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin."

"YEDEK PARTİ HAZIR" DİYENLER ÇOK İYİ BİLSİNLER"

"Değerli dostlarım, değerli yolda arkadaşlarım. 2 yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler? İki yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? Baba ocağı değil, dediler mi, değil mi? Ağızlarından bir kutsal kavramı hiç düşürmediler. Şimdi o iki yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için tam da bu binanın önünde sizlere açık açık söylüyorum. Cevap verin bana. Sizin o her fırsatta diline doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu?

Uşak Belediyesi'nde rüşvete, talana, göz yumak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Size soruyorum. Değerli kardeşlerim, baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Helaldir, temizdir, halktır ve halktır baba ocağı. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar Gazi Meclis'in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu ki bu lekeyi gazi meclisimize ve Cumhuriyet Halk Partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil. Siz karar vereceksiniz. 'Kapatma olursa yedek parti hazır' diyenler şunu çok iyi bilsinler; Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin demokrasi savunanların partisidir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı 'Ya istiklal ya ölüm' diyenlerin partisidir."

"RÜŞVETÇİLERDEN VE HIRSIZLARDAN ARINACAĞIZ"

"Dostlarım, kardeşlerim, evlatlarım arınacağız. Rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce Cumhuriyet Halk Partisi sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Çünkü bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artıklarıyla geçiniyor. İşçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Gençlerimiz geleceğini yurtdışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse o mutsuzluğa kapılmasın. Biz bu karanlığı yırtıp atacağız, yırtıp atacağız. Buradan, bu tarihi meydandan. bu ülkeye demokrasiyi getirmek için omuz omuza yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Hepiniz aynı selamı gittiğiniz yerlerde söyleyin. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri, o demokrasi birliği bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye'nin asıl sahiplerine. Seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü bacılarımıza selam olsun.

Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayıcısı yoldaşlarıma, umudumuz olan kadınlarımıza, emeklilerimize ve tüm emekçilere selam olsun. 418 milyar dolar kavgamıza güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun. Bin selam olsun aydınlık geleceğimize."

"ÇALDIĞINIZ MİLYAR DOLARLARI MİLLETİN KASASINA GERİ GETİRECEĞİM"

Beşli çeteler de dinlesin, sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz.

"O çaldığınız milyar dolarları, o çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum. sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız? içerideki bu haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye'yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları siz de iyi dinleyin, herkes şunu çok iyi bilsin; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu iradesi Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor, o ebedi ruhu göndereceğiz. İçimizde, şerefle, gururla taşıyoruz. Bugün ülkemizin etrafı bir ateş çemberiyle sarılmışken Mustafa Kemal'in koltuğundan dünyaya yedi düvele sesleniyoruz. Devletimizin üniter yapısı ve milletimizin sarsılmaz bütünlüğü Kurtuluş Savaşı'nda nasıl çelikten bir yumruk olup tepenize indiyse bu de aynı inançla karşınızdayız. Kimse heveslenmesin. Doğu Akdeniz'de, Kuzey'de, Güney'de, Batı Trakya'da, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ve kanımızı akıttığımız, şehit verdiğimiz bütün topraklarda devletimizin ve milletimizin çıkarları partimizin sarsılmaz tavizsiz tüzüğüdür. Biz gönül bağ kurduğumuz kardeşler sofrasında buluştuğumuz o mazlum milletlerle birlikte bu coğrafyada emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz.

"MASUM BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI KURTARACAĞIZ, KİRLİYE BULAŞANA DA GÖZ YUMMAYACAĞIZ"

"Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz: Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir genç geleceğinden korkmayacak. Korkmayın kardeşlerim! Masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız. Ama kirliye bulaşana da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz. Yolumuz aydınlık olsun, yolumuz adalet olsun! Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok! Bu iktidar yürüyüşünde; durmadan, yorulmadan benimle yürüyeceğinize söz veriyor musunuz?"

Kaynak: HABER MERKEZİ