İstinaf mahkemesinin Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştıran radikal hamlesi, ana muhalefet partisini daha önce Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir hukuki riskle karşı karşıya bıraktı. Kılıçdaroğlu'nun takınacağı tavır, partinin kurumsal kayyuma devredilip devredilmeyeceğini belirleyecek.
KILIÇDAROĞLU'NUN KARARI CHP'NİN KADERİNİ BELİRLEYECEK
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin verdiği "mutlak butlan" kararı, sadece mevcut yönetimi düşürmekle kalmadı, partinin kurumsal yönetimini de hukuki bir bıçak sırtına yerleştirdi. Mahkeme, karar kesinleşene kadar eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki Parti Meclisi'nin tedbiren görevi devralmasına hükmetti. Ancak Kılıçdaroğlu'nun bu yargı kararını tanımayarak görevi devralmayı reddetmesi halinde, CHP yönetiminin tamamen sahipsiz kalacağı belirtiliyor.
MAHKEME ELİYLE RE'SEN KAYYUM ATAMA PROSEDÜRÜ
Mahkemenin görevlendirdiği eski yönetimin direksiyon başına geçmeyi kabul etmemesi durumunda, Siyasi Partiler Kanunu ve Medeni Kanun hükümleri devreye girecek. Yargı, partinin yönetim organlarında oluşan bu mutlak boşluğu doldurmak amacıyla, kurumsal işleyişi sürdürmek ve partiyi yeniden yasal bir kurultaya götürmek üzere dışarıdan bağımsız bir "kayyum heyeti" atamak zorunda kalacak.
CHP GENEL MERKEZİ VE HUKUKÇULAR ALARMDA
Partiye bir kayyum atanması ihtimali, acil koduyla Ankara'da toplanan CHP milletvekilleri ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri arasında en büyük endişe kaynağı haline geldi. Özgür Özel ve kurmayları, partinin iradesine yargı yoluyla tamamen el konulması anlamına gelecek bu hamleyi engellemek için yoğun bir hukuki mesai harcıyor. Yargıtay'a yapılacak temyiz başvurusunda bu tehlikenin özellikle vurgulanacağı ifade ediliyor.
SİYASİ KULİSLER KILIÇDAROĞLU'NUN HAMLESİNE KİLİTLENDİ
Yaşanan bu son dakika gelişmesiyle birlikte tüm gözler eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Lütfü Savaş'ın yaptığı açıklamada "Esas sorumluluk Kemal Kılıçdaroğlu'ndadır" diyerek işaret ettiği tecrübeli siyasetçinin, partiyi bir kayyum krizinden korumak adına görevi geçici olarak kabul edip etmeyeceği ya da mahkemenin bu kararını tamamen reddedip etmeyeceği siyasetin bir numaralı tartışma maddesi oldu.




