Kırgızistan’da, 1916 yılında Rus Çarlığı’nın baskıcı politikaları ve zorunlu askerlik kararına karşı başlayan isyanın ardından yaşanan Ürkün trajedisinin 110. yılı dolayısıyla özel bir sergi düzenlendi. Bişkek’teki Kırgızistan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi’nde açılan sergide, dönemin acılarını ve Kırgız halkının yaşadığı büyük göçü anlatan eserler ziyaretçilerle buluştu.
Serginin açılışına diplomatlar, araştırmacılar, akademisyenler, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikle, 1916 olayları sırasında çatışmalarda ve göç yollarında hayatını kaybedenlerin hatırasının yaşatılması ve yaşananların gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.
ÜRKÜN TRAJEDİSİ 110. YILINDA ANILIYOR
Kırgız halkının tarihinde derin izler bırakan 1916 olayları, Rus Çarlığı yönetiminin Orta Asya halklarına yönelik politikaları ve erkeklerin Birinci Dünya Savaşı sırasında cephe gerisindeki işlerde çalıştırılması amacıyla alınan zorunlu seferberlik kararının ardından başladı.
Karara karşı yükselen tepkiler kısa sürede büyük bir isyana dönüşürken, olayların bastırılması sırasında çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Yaşananlardan kaçmak isteyen binlerce Kırgız ise Çin’e doğru göç etmek zorunda kaldı. Zorlu dağ yollarında gerçekleşen bu kitlesel göç, Kırgız tarihinde “Büyük Kaçış” anlamındaki “Ürkün” adıyla hafızalara kazındı.

TARİHİ TANIKLIKLAR SERGİYE TAŞINDI
Sergi, Orta Asya Üniversitesinin “Hafıza ve Anıtlar: Duvarların ve Sınırların Ötesindeki Müzeler” projesi kapsamında hazırlandı. Çalışmada yalnızca sanat eserlerinden değil, olayların izlerini taşıyan ailelerin yıllardır kuşaktan kuşağa aktardığı anlatılardan da yararlanıldı.
Sergide 1916 olaylarını konu alan tabloların yanı sıra tanıkların yazılı anlatımları ve hayatını kaybedenlerin isimleri yer aldı. Dönemin yaşam koşullarını ziyaretçilere daha güçlü şekilde aktarabilmek amacıyla bebek beşiği ve geleneksel mutfak eşyaları gibi çeşitli objelerden hazırlanan enstalasyonlar da sergiye dahil edildi.

AİLELERİN HİKÂYELERİ DİNLENDİ
Kırgızistan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi Grafik Bölümü Başkanı Zamira Batırbekova, serginin hazırlanması öncesinde kapsamlı saha çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Araştırmaların özellikle Çuy ve Issık Göl bölgelerinde yoğunlaştırıldığını belirten Batırbekova, olaylara tanıklık eden kişilerin torunları ve aile büyükleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
Batırbekova, ailelerden dinlenen hikâyelerin ve sözlü tarih çalışmalarından elde edilen bilgilerin enstalasyonlara dönüştürüldüğünü belirtti. Ziyaretçilerin eserleri ve tarihsel süreci daha kolay anlayabilmesi için her çalışmanın yanında kısa bilgilendirme notlarının da yer aldığını söyledi.
MÜZENİN KOLEKSİYONUNDAN ÖZEL ESERLER SERGİLENDİ
Serginin hazırlanmasında saha araştırmalarının yanı sıra Kırgızistan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi’nin mevcut koleksiyonundan da yararlanıldı. Ürkün olaylarını ve dönemin yaşadığı toplumsal kırılmayı konu alan sanatçıların tabloları ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Müzenin el sanatları koleksiyonunda bulunan bazı özel parçalar da sergide yer aldı. Böylece ziyaretçilere hem sanat eserleri hem de günlük yaşamdan objeler aracılığıyla 1916’da yaşananların farklı yönleriyle aktarılması hedeflendi.

ANMA ETKİNLİKLERİ YIL SONUNA KADAR SÜRECEK
Serginin açılışında yapılan değerlendirmelerde, Ürkün sırasında çatışmalarda ve göç yollarında hayatını kaybedenlerin hatırasının korunmasının önemine dikkat çekildi. Tarihsel hafızanın özellikle genç kuşaklara aktarılmasının, yaşananların unutulmaması açısından önem taşıdığı vurgulandı.
Kırgızistan’da Ürkün olaylarının 110. yılı dolayısıyla düzenlenen anma etkinliklerinin yıl sonuna kadar farklı programlarla devam etmesi planlanıyor. Bişkek’te açılan sergi ise Kırgız halkının 1916’da yaşadığı trajediyi sanat, arşiv belgeleri ve ailelerin aktardığı hatıralar üzerinden yeniden gündeme taşıyor.




