Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş ile Hürmüz Boğazı’ndaki abluka süreci, finansal yaptırımlar ve donanma müdahalelerinin devrede olduğu donuk bir çatışma evresine girdi. Beyaz Saray'a yakın Axios haber ajansının bildirdiğine göre, tıkanıklığın yakın zamanda çözülmesi beklenmeyen Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durum, tüm ülkelerin enerji fiyatlarını etkileyerek dünyayı yeni bir Soğuk Savaş dönemine soktu. Uluslararası Enerji Ajansı, yaşananları tarihin en büyük petrol arz şoku olarak nitelendirirken, yüksek fiyatların tüketici davranışlarını köklü biçimde değiştireceği talep yıkımı riskine dikkat çekiyor.
"İRAN ÜZERİNDEKİ YAPTIRIM SEVİYESİ OLAĞANÜSTÜ BİR BOYUTTA"
Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, İran'ın içinde bulunduğu duruma ve ambargolara dikkat çekti. Kararların ABD Başkanı Donald Trump'ın inisiyatifinde olduğunu belirten Rubio, uygulanan politikalara değinerek, "İran üzerindeki yaptırım seviyesi olağanüstü bir boyutta ve bu baskının daha da artırılabileceğini düşünüyorum. Dünyanın geri kalanının da rejimi taviz vermeye zorlamak için uyguladığımız bu felç edici yaptırımlara ve diğer adımlara katılmasını umuyorum" dedi.
"GÜÇ KULLANMAK İSTEMİYOR AMA GERİ ADIM DA ATMAYACAK"
ABD'li yetkililer, ülkenin donuk çatışma durumuna sürüklenmesinden endişe duyduklarını belirterek, 3 Kasım'da yapılması planlanan ara seçimlere yaklaşırken bu tablonun Trump için en kötü senaryo olduğunu kaydetti. Trump'ın yakın çevresindeki isimler, başkanın kendilerine konuyla ilgili "İran'ın anladığı tek şey bombalar" dediğini aktardı. Beyaz Saray danışmanları ise çözüm arayışlarını sürdürüyor. Trump'ın kararlarına ilişkin değerlendirme yapan bir danışman, "Trump bu durumdan usandı ancak hala gerçekçi davranıyor. Güç kullanmak istemiyor ama geri adım da atmayacak" diye konuştu.
"BU DURUM ASKERİ HAREKAT ANLAMINA DA GELEBİLİR ANCAK SON KARAR BAŞKANA AİTTİR"
Hazine Bakanı Scott Bessent, finansal kuruluşların ve nakliye şirketlerinin de hedef alınacağını duyururken, Çin'deki küçük rafinerileri bile kapsayacak olan bu yaptırımlarla ABD ablukasının hedef listesi genişletildi. Axios'a konuşan üst düzey bir yetkili, yönetim içindeki karar aşamalarını ve hedeflenen baskı ortamını şu ifadelerle özetledi: "Her yönden gelen maksimum baskı bulunuyor. Bu durum askeri harekat anlamına da gelebilir ancak son karar başkana aittir"
"ZAMAN AMERİKAN EKONOMİSİNİN LEHİNE İŞLEMİYOR"
Savaşın ekonomik boyutu ABD içinde de hissedilmeye başlandı. Hızla yükselen akaryakıt fiyatları düşük gelirli kesimlerin bütçesini zorlarken, enflasyon artışıyla birlikte tüketici güveninde düşüş yaşanıyor. Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerleri ve yük gemilerine yönelik kısıtlamaların devam etmesi halinde ekonomik risklerin büyüyeceği belirtilirken, RSM US Baş Ekonomisti Joe Brusuelas sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Zaman Amerikan ekonomisinin lehine işlemiyor" ifadelerini kullandı.
"EN İYİ İHTİMALLE ALTI AY SÜRER"
Uzmanlar, enerji maliyetleri arttıkça restoran harcamaları, seyahatler, otomobil ve konut alımlarının azalabileceğini; bu durumun işten çıkarmalara yol açarak Federal Reserve'i faiz artırmaya zorlayabileceğini belirtiyor. Savaş hemen sona erse bile petrol üretiminin eski seviyelere dönmesinin zaman alacağını ifade eden Brusuelas, şunları kaydetti: "Petrol akışını kesip yeniden başlatmak ışığı açmak gibi değil. Basra Körfezi genelinde savaş öncesi üretim seviyelerine ne kadar yaklaşıldığını anlamamız bile en iyi ihtimalle altı ay sürer"
"KOŞULLAR ÇOK HIZLI DEĞİŞEBİLİR"
Michigan State University öğretim üyesi David Ortega, tedarik zincirindeki bu tür şokların gıda fiyatlarına tam olarak yansımasının altı ay veya daha uzun sürebileceğini aktardı. Oxford Economics ABD baş ekonomisti Nancy Vanden Houten ise petrol fiyatlarının zirveden gerilediğini ve ateşkesin görece bir istikrar sağladığını belirterek, "En kötü senaryonun önüne geçilmiş gibi görünüyor. Ancak koşullar çok hızlı değişebilir" değerlendirmesinde bulundu.
ALMANYA VE KONGREDEKİ SİYASİ KRİZ GİDEREK DERİNLEŞİYOR
Gerilim küresel boyutta devam ederken, Trump’ın Almanya’da görev yapan yaklaşık 36 bin 400 ABD askerini geri çekebileceği yönündeki açıklamaları Avrupa güvenliği ve NATO dengeleri açısından yeniden tartışılmaya başlandı. Alman hükümeti, NATO çerçevesinde ABD ile iş birliğinin sürdüğünü bildirdi. Öte yandan, ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından ABD Kongresi'nde savaş yetkisi bölünmesi yaşanıyor. İran'a yönelik saldırıları operasyon olarak duyurarak 1973 Savaş Yetkileri Kararı uyarınca 60 günlük süreyi başlatan Trump'ın, Kongre'ye gidişatla ilgili bir gerekçe sunması bekleniyor. Demokratlar savaş ilan etme hakkının Kongre'de olduğunun teyit edilmesini isterken, Temsilciler Meclisi ve Senato'da sunulan karar tasarıları Cumhuriyetçilerin oylarıyla reddedildi.




