İngiltere Kralı 3. Charles, ABD Kongresi'ndeki ortak oturumda, 1991'de annesi Kraliçe 2. Elizabeth'in yaptığı konuşmadan 35 yıl sonra kürsüye çıkarak tarihi bir ana imza attı. Konuşmasına dakikalarca ayakta alkışlanarak başlayan Kral, iki ülke arasındaki tarihi bağların sadece geçmişe değil, geleceğe de ışık tuttuğunu ifade etti. ABD'nin kuruluşunun 250. yıl dönümünü kutlayan Charles, iki ulus arasındaki ilişkinin bir uzlaşma, yenilenme ve olağanüstü bir ortaklık hikayesi olduğunu belirtti.

"1991'DEN DAHA TEHLİKELİ BİR ÇAĞDAYIZ"
Konuşmasının merkezine güncel küresel tehditleri alan Kral Charles, uluslararası toplumun büyük bir belirsizlik döneminden geçtiğini kaydetti. "Avrupa'dan Orta Doğu'ya uzanan çatışmaların yaşandığı bu dönemde, karşı karşıya olduğumuz zorluklar, tek bir ulusun tek başına üstesinden gelemeyeceği kadar büyüktür" diyen Kral, dünyanın 1991 yılına göre çok daha istikrarsız ve tehlikeli bir çağda olduğunu vurguladı. Bu noktada NATO'nun önemine değinen Charles, İngiltere'nin savunma bütçesini artırarak Batı ittifakına olan bağlılığını pekiştirdiğini hatırlattı.

UKRAYNA'YA SARSILMAZ DESTEK VE NATO VURGUSU
Kral Charles, Ukrayna'daki savaşa dair mesajlarıyla uluslararası kamuoyuna birlik çağrısı yaptı. "Adil ve kalıcı bir barışı sağlamak için Ukrayna'yı korumak amacıyla sarsılmaz bir kararlılığa ihtiyaç vardır" ifadelerini kullanan Kral'ın bu sözleri, Washington'da Ukrayna'ya destek konusunda tereddütlü açıklamalar yapan siyasi figürlere "ince bir mesaj" olarak yorumlandı. Ayrıca 11 Eylül saldırıları sonrası NATO'nun 5. maddesinin devreye alınmasını hatırlatan Charles, müttefiklerin zor zamanlarda omuz omuza verdiğini belirterek, iş birliğinin vazgeçilmezliğini savundu.

"SABANLARIN KILIÇLARA DÖNÜŞMESİNİ ENGELLEYELİM"
Kral Charles'ın konuşmasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de barış temennisi oldu. "Sabanların kılıçlara dönüştürülmesini engelleyebilmeyi umut ediyorum ve bunun için dua ediyorum" diyen Kral, çatışma yerine diplomasi ve iş birliğinin önceliklendirilmesi gerektiğini savundu. Bu ifade, sosyal medyada ve siyasi kulislerde Trump dönemindeki dış politika tercihlerine yönelik örtülü bir eleştiri olarak değerlendirildi. Konuşmasını, halklara özverili bir şekilde hizmet etme bağlılığını yenileyerek bitiren Kral Charles, oturumun ardından Kongre üyeleriyle bir araya gelerek temaslarını tamamladı.




