Netanyahu, ordu içindeki çözülme ve toplumsal muhalefetin gölgesinde, İran rejiminin yıkılacağına dair kehanetlerini sıralayarak dikkatleri iç krizden dış tehdide yöneltti.

SIKIŞMIŞLIĞIN ÖTESİNDE GÜÇ GÖSTERİSİ

İç siyasette Haredi muafiyeti ve ordu içindeki personel kriziyle boğuşan Netanyahu, İran'ın nükleer ve askeri harcamalarını hedef alarak bir gövde gösterisine girişti. İran'ın yıllardır yaptığı bir trilyon dolarlık yatırımın İsrail tarafından etkisiz hale getirildiğini savunan Başbakan, zor durumdaki imajını "zafer" söylemleriyle onarmaya çalıştı.

ON DARBE VE TARİHSEL SIĞINAK

Netanyahu, askeri ve siyasi çıkmazdan kurtulmak için söylemini dini ve tarihsel motiflerle süsledi. İran ve müttefiklerine yönelik operasyonları "on darbe" olarak nitelendiren İsrail Başbakanı, bu benzetmeyle hem dini tabanına mesaj gönderdi hem de sahada yaşanan zorlukların üzerini "ilahi bir mücadele" örtüsüyle kapatmayı denedi.

Tahran'a sert uyarı: "Deniz trafiğini tehdit ederseniz vurmaya devam ederiz"
Tahran'a sert uyarı: "Deniz trafiğini tehdit ederseniz vurmaya devam ederiz"
İçeriği Görüntüle

YENİ İTTİFAKLARIN GİZEMLİ VAADİ

İsrail'in bölgede giderek yalnızlaştığı eleştirilerine yanıt niteliğinde konuşan Netanyahu, ABD ile sarsılmaz bir bağ kurduklarını ve "yakında açıklanacak" yeni ittifaklar inşa ettiklerini ileri sürdü. Somut detay vermekten kaçınan Başbakan, bu gizemli ittifak vaatleriyle hem iç kamuoyuna hem de bölgeye "yalnız değiliz" imajı pompaladı.

SINIRLARDAKİ GERÇEKLİK VE TAMPON BÖLGELER

Ordunun "çökebiliriz" uyarısı yaptığı bir dönemde Netanyahu, Gazze'den Lübnan'a kadar uzanan "derin güvenlik kuşakları" kurduklarını iddia etti. Savunma sistemlerinin dünyada bir numara olduğunu yineleyen Netanyahu, İran rejiminin yıkılacağı rüyasını bir kez daha dile getirerek, iç ve dış baskılar altındaki yönetiminin ömrünü bu sert söylemlerle uzatmayı hedefledi.

Kaynak: İHA