Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Pazartesi günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin hiçbir ülkeye tehdit oluşturmadığını, saldırganlık niyeti taşımadığını ve ABD yönetiminin de bu gerçeğin farkında olduğunu ifade etti.
ASKERİ KARŞI SALDIRI HAKKI KULLANILACAK
Diaz-Canel, halihazırda ABD tarafından çok yönlü bir saldırıya maruz kalan Küba'nın, askeri karşı saldırı hakkını mutlak ve meşru biçimde kullanacağını vurguladı. Bu durumun Küba halkına karşı gerçek dışı bir savaş ilanı için bahane yapılamayacağını sözlerine ekledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Küba'ya yönelik artan baskıları, adada derinleşen enerji kriziyle birleşince iki ülke arasındaki ilişkiler onlarca yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Küba Enerji Bakanı geçtiğimiz hafta, Rusya'dan gelen petrol yardımının sona erdiğini ve bunun elektrik kesintilerinin artarak devam edeceği anlamına geldiğini duyurdu.

TRUMP'TAN YENİ YAPTIRIMLAR
Trump yönetimi ayrıca, Küba devletinin ana istihbarat teşkilatı ve içişleri bakanlığına yeni yaptırımlar uyguladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, önümüzdeki dönemde ek yaptırım adımlarının geleceğini bildirdi. Bunların içinde Adalet Bakanı ve Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri Bakan Yardımcısı gibi üst düzey 11 yetkili de bulunuyor.
Küba'ya yönelik bir diğer önemli yaptırım ise büyük gemicilik şirketlerinin, ABD'nin yeni kurallarını uygulamak için Küba'ya ve Küba'dan yapılan taşımacılık faaliyetlerini askıya almaları oldu. Bu gelişme, adadaki gıda kıtlığını daha da derinleştireceği tahmin edilen ağır bir darbe olarak değerlendiriliyor. Zira Küba, tarım sektöründeki çöküş ve ekonomik yönetim sorunları nedeniyle büyük oranda dışardan gıda ithal ediyor.
TRUMP'A GÖRE 'ÇÖKMÜŞ BİR ÜLKE'
Başkan Trump, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda Castro rejiminin sona ermek üzere olduğunu öne sürerken Küba'yı "çökmüş bir ülke" olarak tanımladı. ABD'nin eski lideri Raul Castro hakkında bir iddianame hazırlığında olduğu bilgisi, Washington'un Küba karşıtı politikalarında sertleşmeye işaret ediyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin her türlü dış saldırıya karşı meşru müdafaa hakkını koruduğunu ve ABD ya da diğer tarafların hileli bahanelerle saldırı gerekçesi uydurduklarını belirtti.
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe'in geçtiğimiz hafta Havana'ya giderek İçişleri Bakanlığı yetkilileri ve istihbarat servisleriyle nadir görülen bir toplantı gerçekleştirmesi, olası bir ABD askeri müdahalesi ihtimalini güçlendirdi.
Küba halkı, bu ihtimale karşı tedbir alıyor. Ülkenin Sivil Savunma Kurumu, son günlerde halka yönelik "Koru, Diren, Hayatta Kal ve Kazan" adlı bir aile rehberi dağıtmaya başladı. Rehberde, bozulmayan malzemelerle hazırlanacak sırt çantası, hava saldırısı sirenlerine karşı tetikte olunması gibi önlemler öneriliyor.





