New York'taki BM Genel Merkezi'nde gazetecilerle bir araya gelen Guzman, Küba'nın on yıllardır süren yaptırımların ötesinde, son dört aydır "ekonomik bir savaş" ile karşı karşıya olduğunu vurguladı.
HASTANELER VAR AMA ENERJİ YOK
Guzman, ABD tarafından uygulanan tek taraflı petrol ablukasının insani bilançosunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Ülkenin dört aydır neredeyse hiç petrol alamadığını belirten Büyükelçi, "Doktorlarımız, hemşirelerimiz ve modern hastanelerimiz var; ancak petrolümüz olmadığı için ameliyatları gerçekleştiremiyoruz. Şu an 11 bin çocuk hastanelerde enerji yetersizliği nedeniyle tedavi göreceği günü bekliyor" ifadelerini kullandı. Guzman, son dönemde sadece Rusya'dan bir tanker petrol teslim alabildiklerini, bunun da ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu ekledi.

GÜNEŞ PANELLERİYLE DİRENİŞ ÇABASI
Enerji krizine karşı alternatif çözümler üretmeye çalıştıklarını belirten Guzman, özellikle kritik kamu binalarında dönüşüme gittiklerini söyledi. Ülke genelindeki hastane, okul ve gıda üretim merkezlerinin çatılarına güneş panelleri kurduklarını ifade eden temsilci, bu yöntemin gündüzleri kısmen elektrik sağladığını ancak sistemin sürekliliği için yeterli olmadığını kaydetti. Küba halkının bu zor şartlara rağmen eğitim ve sağlık alanındaki kazanımlarını korumak için direndiğini vurguladı.

"İÇ İŞLERİMİZ MÜZAKERE MASASINDA DEĞİL"
ABD ile olası bir diyalog süreci hakkındaki soruları da yanıtlayan Guzman, Küba'nın egemenlik ve bağımsızlık çerçevesinde müzakerelere her zaman açık olduğunu belirtti. Ancak kırmızı çizgilerinin net olduğunu ifade ederek, "Küba'nın iç işleri hiçbir zaman masada olmadı ve olmayacak. Karşılıklı saygı çerçevesinde bir çözüm aranmalıdır" dedi. Temsilci, ABD'nin "ulusal güvenlik" gerekçesiyle uyguladığı yaptırımların uluslararası hukukta karşılığı olmadığını savundu.
TRUMP YÖNETİMİNİN PETROL KARARNAMESİ
Krizin fitili, ABD Başkanı Donald Trump’ın 30 Ocak 2026'da imzaladığı ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere ağır gümrük vergileri getiren kararname ile ateşlenmişti. Beyaz Saray, bu adımı Küba'nın bölgedeki politikalarına karşı bir güvenlik önlemi olarak nitelendirirken; Küba hükümeti bu durumu dışarıdan petrol akışını tamamen kesmeye yönelik bir "boğma stratejisi" olarak tanımlıyor. Hükümet, dış yardımlar gelene kadar hayatta kalabilmek için ilan ettiği acil durum paketini uygulamaya devam ediyor.





