Türkiye'de olası bir erken seçim tartışmaları sürerken, siyaset sahnesine yeni katılan Anahtar Parti'nin kuruluş süreci ve harcamaları mercek altına alındı. Kısa sürede 41 ila 81 il seviyesinde hızla tamamlanan teşkilatlanma çalışmaları, görkemli ve lüks parti binalarının tutulması, gövde gösterisine dönüşen uzun araç konvoyları siyaset kulislerini hareketlendirdi. Hiçbir hazine yardımı almayan ve henüz yeni kurulan bir partinin bu devasa bütçeyi nasıl sağladığı sorusu, kamuoyunda ve medya organlarında en çok tartışılan konuların başında gelmeye başladı. Özellikle art arda yayımlanan ve partinin oy oranını yüksek gösteren anketlerin maliyeti dikkat çekerken, çeşitli gazeteciler ve siyasi figürler bu durumun arkasındaki finansörlerin açıklanmasını talep etti. Yaşanan bu tartışmaların ardından Murat Ongun da kendi Youtube kanalından yayınladığı bir video ile söz konusu partinin asıl amacına, anket stratejilerine ve gelecekteki siyasi misyonuna dair açıklamalarda bulundu.

"BU KADAR LÜKS VE HIZLI ÖRGÜTLENME CİDDİ KAYNAK GEREKTİRİR"
Partinin olağandışı harcamaları ve hızlı yükseliş çabası bağımsız gazetecilerin de tepkisini çekti. Kamuoyunda oluşan soru işaretlerini dile getiren Gazeteci Celal Eren Çelik, şeffaflık çağrısında bulundu. Çelik, partinin finansal yapısına dair, "Bu kadar lüks ve hızlı örgütlenme ciddi kaynak gerektirir. Paranın kaynağı açıklansın." ifadelerini kullandı.

"SÖZDE MUHALİF GÖRÜNEN BİR PARTİ VAR"
Sürece ilişkin bir video yayınlayan Murat Ongun, yeni kurulan partinin stratejik konumlandırmasına ve seçim takvimine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Ongun, şu ifadeleri kullandı:
"Seçim sandığınızdan daha yakın bir tarihte olacak. Öngörüm bu yönde. Umarım merkez bankasının petrol fiyatı öngörüsüne benzemez. 2026'nın altıncı ayı ile on ikinci ayı arasının siyaseten çok renkli, çok heyecanlı, şaşırtıcı ve sürprizlerle geçeceğini görmek için siyaset bilimci olmaya gerek yok. Partiler kendi yol haritasını belirleye dursun, ben sizlere bir muhalefet partisi hikayesi anlatayım. Sözde muhalif görünen, daha doğrusu doğar doğmaz Cumhur İttifakı parçası olamayacağı için stratejik olarak muhalefette görünen bir parti var."

"BİR TEK İMAMOĞLU DAVASINA BAKIŞTA AYRILIYOR"
Söz konusu partinin koptuğu siyasi hareketle arasında bir fark olmadığını belirten Ongun, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Muhalefet partisi olan partilerin birinin içinden doğdu. Teorisinde de pratiğinde de görüyoruz ki ayrılmayı tercih ettiği partiden onu ayıran fundamental bir fark bulunmuyor. Ekonomi eleştirisi aynı düzlemde. Süreç eleştirisi aynı düzlemde. Bir tek İmamoğlu davasına bakışta ayrılıyor. Yeni kurulan parti Ekrem İmamoğlu'ndan uzak durmayı tercih ediyor. Bunu eleştiremeyiz. Herkes duruşunu belirlemekte özgürdür. Yeni bir parti kurmanın kişisel gerekçeleri olduğunu düşünmek istemem. Yani bir kişi içinde bulunduğu yapıda umduğunu bulamadı diye parti kurmaz diye düşünüyorum. Sonuçta masraflı iş parti kurup örgütlenmek. Güçlü finansörler olmadan dayanışmayla yapılacak iş değil. Kopulan siyasi hareketle de temel bir ayrım olmayınca insan şüphe duyuyor. Neden buna ihtiyaç duydun diye soruyor."

"HAZİNE YARDIMI ALMAYINCA BUNCA ANKETE SPONSOR OLMAK LÜKS KALIR"
Ongun, partinin finansman kaynağına ve yaptırdığı anketlerin ardındaki asıl hedefe odaklanarak bütçe eleştirilerini sürdürdü:
"Hele hele bir kısım ankette abartılı oy oranıyla adını duyurmaya çalışınca şüphem katlanıyor. Bolca anket yaptırmak masraflı iştir. Hazine yardımı almayınca bunca ankete sponsor olmak lüks kalır. Çok lüks kalır, mantıksız olur. Siz hiç Türkiye İşçi Partisi'nin yaptırdığı anket diye bir şey duydunuz mu? Tabii ki hayır. Ama bu yaptırıyor. Sarı sendika gibi bu da sarı. Göründüğüyle aslı farklı. Öyle böyle de değil. Çok sayıda anket yaptırıyor."

"EN GÜZEL REKLAM KURNAZLIĞI ANKET YAPTIRMAK"
Anketlerin bir manipülasyon aracı olarak kullanıldığını savunan Ongun, sürecin işleyişini şu sözlerle anlattı:
"En güzel reklam kurnazlığı anket yaptırmak. AK Parti'yi birinci parti gösterirsin. Medya ve sosyal medyada taraftarları paylaşır. CHP'yi birinci parti gösterirsin. Medya ve sosyal medyada taraftarları paylaşır. Yani her kesime sızarsın. Böylece yeni partimiz hiç olmayan uydurma oy yüzdesini ve ismini tüm Türkiye'ye gösterir. Medyayı da manipüle eder. Kendine hak ettiğinden çok daha fazla yer bulur. Nasıl taktik? Fayda maliyet analizine göre en başarılı reklam kurnazlığı. Öyle değil mi? AK Parti ya da CHP taraftarları birbirlerine 'Bak biz birinci partiyiz' naziresi yaparken, anketin finansörü var olmayan oy oranını herkese ulaştırır."

"OLTADAKİ YEMİ ISIRIRSANIZ OYUNUZ İKTİDARA DÖNER"
Seçmenlere uyarılarda bulunan Ongun, yeni partilerin muhalif oyları bölmek için özel bir amaçla kurulduğunu ifade etti:
"Hep diyorum ya burası Orta Doğu. Sinsilik iş yapar. İktidara kendi gerekçeleriyle oy vermeyecek milyonlarca seçmenin dikkatli tercihte bulunmak gibi bir vazifesi var. Oltadaki yemi ısırırsanız, muhalefete verdiğinizi zannettiğiniz oyun yol, su, elektrik olarak iktidara döneceğini bilmelisiniz. Bu tip partiler bir amaca matuf kuruluyor. Sadece oy bölme ya da son dakikada saf değiştirme, ters manyel yapma gibi vazifeleri yok. Gelecek dizaynının ilk filizleri onlar."

"POST AK PARTİ SÜRECİNDE AK PARTİ KÖKENLİ OLACAKLAR"
Söz konusu partilerin geleceğe yönelik bir dizayn aracı olduğunu iddia eden Ongun, açıklamasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
"Bu partiler yakında sona erecek AK Parti döneminin bitişine yönelik kuruluyor. Post AK Parti sürecinde AK Parti kökenli olacaklar ama AK Parti iktidarlarının memlekete ödettiği faturanın müsebbibi olmayacaklar. AK Parti mirasının başarılarını sahiplenecekler. Diğer alanlarda ise eldivenli ellerine kir bulaşmamış olacak. Peki bu tip yapıların arkasında kimler var? Asıl patronlar kimler? Kimlere gelecek dizaynı yapılıyor? Yanıt basit. Nasıl polis para ve kadını takip edip zanlıyı yakalıyorsa, vatandaş da veliaht adaylarını takip edip asıl patronu bulacak."





