Bakanlık, bu kanlı müdahalenin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğunu belirterek, amacın Gazze'deki soykırım ve aç bırakma politikalarını örtbas etmek olduğunu vurguladı. Açıklamada, BM ve Avrupa Birliği'ne İsrail'e karşı acil caydırıcı yaptırımlar uygulama çağrısı yapıldı.

FİLİSTİN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN İSRAİL'E SERT TEPKİ: ULUSLARARASI SULARDA DENİZ KORSANLIĞI

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail ordusunun Akdeniz'in uluslararası sularında insani yardım gemilerine yönelik gerçekleştirdiği son askeri operasyona karşı diplomatik arenada çok sert bir bildiri yayımladı. Gazze Şeridi'ne yönelik yıllardır süren acımasız ablukayı kırmak ve bölge halkına nefes aldırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yapılan müdahaleyi değerlendiren bakanlık, bu eylemi "savaş suçu" ve "tam anlamıyla deniz korsanlığı" şeklinde niteledi. Açıklamada, hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu yasa dışı operasyonun, açık denizde seyir güvenliğini tehdit eden açık bir haydutluk örneği olduğu vurgulandı.

Bakanlık, İsrail'in bu pervasız saldırganlıkla aslında Gazze genelinde yürüttüğü sistematik soykırımı, bilinçli aç bırakma politikalarını ve askeri kuşatmayı uluslararası kamuoyunun gözünden kaçırmaya çalıştığını ifade etti.

Suudi Arabistan'da Aramco helikopteri düştü: 14 can kaybı
Suudi Arabistan'da Aramco helikopteri düştü: 14 can kaybı
İçeriği Görüntüle

Sumud 13-5

BARIŞ PLANINI BALTALAYAN MÜDAHALE

Filistin diplomasisinin kınama metninde, İsrail'in açık denizlerde sergilediği bu saldırgan tutumun bölgesel barış çabalarına indirdiği ağır darbeye de geniş yer ayrıldı. İsrail'in Gazze'ye yönelik insanlık dışı ablukayı sürdürme ısrarının, üzerinde mutabık kalınmaya çalışılan Gazze barış planının ikinci aşamasına geçişi tamamen engellediği aktarıldı. Bu durumun, halihazırda büyük bir dram yaşayan Filistinlilerin insani felaketini daha da derinleştirdiği ve bölgeyi geri dönülmez bir kaosun içine sürüklediği belirtildi.

Uluslararası sularda yardım çağrıları engellenerek ve füzelerle, silahlarla durdurularak alıkonulan yüzlerce aktivistin can güvenliği konusunda "derin endişe" duyulduğunu bildiren bakanlık, bu insanların hayatından tamamen İsrail'in sorumlu olacağını ilan etti.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE AVRUPA BİRLİĞİNE CAYDIRICI YAPTIRIM ÇAĞRISI

Açıklamada, İsrail'in Filistin Devleti’nin kara, deniz ve hava sahası üzerinde hiçbir egemenlik hakkı bulunmadığının altı çizilirken, deniz yolları ve insani yardımlar üzerinde askeri güç kullanarak hakimiyet kurma girişimlerinin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin açık ihlali olduğu hatırlatıldı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumun bu zorbalığa karşı sadece kınama mesajlarıyla yetinmemesi gerektiğini belirterek küresel kurumlara tarihi bir çağrıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının vakit kaybetmeksizin İsrail’e karşı ekonomik ve siyasi caydırıcı yaptırımlar uygulaması istenirken, Gazze ablukasının derhal kaldırılması ve kaçırılan aktivistlerin serbest bırakılması talep edildi.

Kaynak: AA