ABD'li diplomat Tom Barrack, Hizbullah'ın silahsızlandırılmaması durumunda Lübnan'ın Biladü'ş-Şam'a döneceğini söyledi. Bu açıklama, Lübnan ile Suriye arasındaki tarihi bağları ve bölgesel ilişkileri yeniden tartışma konusu yaptı.
BİLADÜ'Ş-ŞAM TERİMİ TARİHTE NASIL KULLANILDI?
“Lübnan, Suriye'nin parçası mı” sorusunun ardında yatan tarihsel bağlam, Biladü'ş-Şam kavramına dayanıyor. Bu kavram, tarih boyunca bugünkü Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin’i içine alan geniş bir bölgeyi tanımlamak için kullanılmıştır. Arapçada “Şam diyarı” anlamına gelen bu terim, kimi zaman Türkiye'nin güneyi ile Sina Yarımadası’nı da içeren bir bölgeyi tanımlamak için kullanıldı.
Milattan sonra 7. yüzyılda İslam'ın yayılmasıyla Araplar tarafından fethedilen bu topraklar ise “Biladü'ş-Şam” adıyla anılmaya başlanmıştır. Terimin kökeni konusunda farklı görüşler bulunsa da, bölgenin tarihsel ve kültürel birlikteliği açısından simgesel önemi büyüktü.
EMEVİLERDEN OSMANLILARA BÖLGENİN SİYASİ YAPISI
Emeviler döneminde Şam, halifeliğin başkenti olarak öne çıkarken, Abbasiler döneminde yönetim Bağdat’a taşındı. Ancak Halep ve Trablus gibi şehirler Levant’ta siyasi ve kültürel merkezler olarak önem kazandı. Abbasi Halifeliği’nin zayıflamasıyla birlikte bölge, farklı yerel beyliklerin hâkimiyetine girdi.
Osmanlılar, 1516’da Mercidabık Savaşı ile bölgeyi Memlüklerden alarak Biladü'ş-Şam’ı kendi egemenliğine kattı. 16. yüzyıldan itibaren Halep, Şam, Trablus ve Sayda eyaletlerine ayrılan bu coğrafya, Osmanlı döneminde farklı idari yapılara bölünmüş olsa da kültürel ve ticari ilişkiler iç içe devam etti.
OSMANLI SONRASI SINIRLAR VE MANDALAR DÖNEMİ
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı’nın dağılmasıyla bölge İngiliz ve Fransız mandalarına bırakıldı. Sykes-Picot Anlaşması ve San Remo Konferansı gibi uluslararası mutabakatlarla Filistin İngiltere'ye, Suriye ve Lübnan Fransa'ya verildi.
BBC Türkçe'de yer alan haberde şu detaylara yer verildi; Suriye ise Halep, Şam ve kıyı bölgelerinde küçük devletçiklere ayrıldı. Lübnan da benzer şekilde bağımsızlığını elde etti ve ayrı bir devlet olarak uluslararası sistemde yerini aldı.
MODERN DÖNEMDE LÜBNAN-SURİYE İLİŞKİLERİ
"Lübnan Suriye'nin parçası mı?" sorusu özellikle 1975-1990 Lübnan İç Savaşı sonrası daha sık sorulmaya başlandı. Bu dönemde Suriye, Lübnan üzerinde hem askeri hem de siyasi anlamda etkili oldu. Ancak Hizbullah’ın varlığı ve Şam yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler, iki ülke arasındaki güçlü bağların hala devam ettiğini ortaya koyuyor.
Bu yakınlık, Lübnan’ın iç politikasında da ciddi yansımalar yarattı. 2024’te Esad’ın iktidardan düşmesiyle birlikte bölgede yeni bir siyasi dönem başladı.
TARİHİ BAĞLAR, SİYASİ GERÇEKLER
Lübnanlı tarihçi Charles Haick’e göre, “lübnan suriye'nin parçası mı” sorusunun cevabı, tarihi bir terimin siyasi amaçlarla yeniden yorumlanmasında gizli. Haick, Biladü'ş-Şam’ın siyasi bir oluşum değil, tarihsel ve kültürel bir bölge adı olduğunu vurguluyor. Ona göre, bu terimi bugünkü devlet sınırlarıyla örtüştürmeye çalışmak yanıltıcı olabilir.





