Macaristan’da gerçekleştirilen ve ülke siyasetinin geleceği açısından kritik öneme sahip olan genel seçimlerde oy verme işleminin tamamlanmasının ardından sayım süreci sonuçlandı. Gün boyunca yoğun katılımın gözlendiği seçimlerde, seçmenlerin yüzde 77,8’inin sandığa gitmesiyle rekor seviyede katılım sağlandı.

ORBAN YENİLGİYİ KABUL ETTİ
Macaristan’da genel seçimlerde oy sayım süreci devam ederken Ulusal Seçim Ofisi verilerine göre sandıkların yarıdan fazlası açıldı ve muhalefet lideri Peter Magyar yarışta açık farkla öne geçti. Magyar, mevcut Başbakan Viktor Orban’ın kendisini telefonla arayarak tebrik ettiğini açıklarken, Orban ise Budapeşte’de destekçilerine hitap ettiği konuşmada seçim sonuçlarını kabul ettiğini ifade etti.
“TARİH YAZDIK” DİYEREK SEÇMENE TEŞEKKÜR ETTİ
Seçim sonuçlarının ardından kamuoyuna açıklamada bulunan Peter Magyar, “Tarih yazdık” ifadelerini kullanarak kendisine destek veren seçmenlere teşekkür etti. Magyar, seçim sürecine katılım gösteren tüm vatandaşlara minnettar olduğunu belirtti.

16 YILLIK ORBAN DÖNEMİ SONA ERDİ
2010 yılından bu yana kesintisiz şekilde iktidarda bulunan Viktor Orban’ın yönetimi, bu seçim sonuçlarıyla birlikte sona erdi. Seçim, Macaristan’da uzun yıllardır devam eden siyasi dengelerin değiştiği bir süreç olarak kayıtlara geçti.

ORBAN, MAGYAR'I ARAYARAK GALİBİYETİNİ TEBRİK ETTİ
Seçim sonuçlarının ardından Peter Magyar, Başbakan Viktor Orban’ın kendisini telefonla arayarak seçim zaferi dolayısıyla tebrik ettiğini açıkladı. 2010 yılından bu yana başbakanlık görevini sürdüren Orban’ın seçim kampanyası boyunca Avrupa Birliği ve Ukrayna karşıtı söylemleri öne çıkarken, ABD ile olan ilişkileri de dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “gerçek dost ve kazanan” ifadeleriyle destek verdiği Orban için ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın Budapeşte’ye giderek mitinge katılması da seçim sürecinin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.
SKANDALLARLA ANILDI
Seçim sürecinde Orban hükümeti, çeşitli iddialar ve sızıntılar nedeniyle kamuoyunun gündeminde yer aldı. Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto’nun Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmelere ait bazı ifadelerin basına yansıması ve gizli belgelerin paylaşıldığı iddiaları tartışmalara neden oldu. Bunun yanı sıra Orban’ın Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk Avrupa Birliği yardım paketini veto etmesi de Avrupa’daki tepkileri beraberinde getirdi.
Öte yandan seçimlerde öne çıkan isimlerden Peter Magyar’ın siyasi geçmişi de dikkat çekti. 2002 ile 2024 yılları arasında Orban’ın liderliğini yaptığı Fidesz Partisi’nde yer alan Magyar, 2024 yılında partiden ayrılarak Tisza Partisi’ne katıldı. Seçim kampanyasında Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi ve Rusya ile yakın temasların sonlandırılması yönünde vaatlerde bulunan Magyar, seçim sürecinde yalnızca çoğunluğu değil, anayasal değişiklikleri geri alabilecek üçte iki çoğunluğu hedeflediğini dile getirdi.
MACARİSTAN’DA MAGYAR İLE NELER DEĞİŞECEK?
Macaristan’da seçim sürecinde ekonomik sorunlar ve yolsuzluk iddialarının öne çıktığı kampanyanın ardından sandıktan Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi birinci çıktı. Bu sonuçla birlikte ülkede siyasi dengelerin değişmesi beklenirken, yeni yönetimin özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerde daha uzlaşmacı bir çizgi izleyeceği değerlendiriliyor.
Magyar’ın seçim sürecinde verdiği mesajlarda, Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi ve dondurulmuş durumda bulunan milyarlarca euroluk fonların serbest bırakılması hedefinin öne çıktığı ifade edildi. Bu adımın, son dönemde zayıflayan Macar ekonomisinin toparlanmasına katkı sağlaması öngörülüyor.
Muhafazakar ve milliyetçi bir çizgide siyaset yapan Magyar’ın, dış politikada selefi Viktor Orban’a kıyasla daha dengeli bir dil kullanması beklenirken, Ukrayna’ya silah yardımlarına karşı tutumunu sürdüreceği ancak Kiev yönetimine yönelik söylemlerinde daha yumuşak bir yaklaşım benimseyebileceği belirtiliyor. Göç politikası konusunda ise mevcut uygulamalarda önemli bir değişiklik beklenmezken, sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadele başlıklarının yeni dönemde de öncelikli konular arasında yer alacağı değerlendiriliyor.





