Başbakan Sanchez ayrıca, Avrupa Birliği'ne (AB) çağrıda bulunarak İsrail ile olan ticari ve diplomatik ortaklık anlaşmalarının askıya alınmasını talep etti.
"AB, İSRAİL İLE ANLAŞMASINI ASKIYA ALMALI"
Sosyal medya hesabı üzerinden dünyaya seslenen Sanchez, "Açık konuşmanın zamanı geldi" diyerek İsrail'e karşı somut adımlar atılmasını istedi. Netanyahu hükümetinin işlediği eylemlerin suç teşkil ettiğini ve cezasız kalmaması gerektiğini belirten İspanyol lider, AB'ye İsrail ile olan ortaklık anlaşmasını dondurması gerektiğini savundu. Sanchez'in bu çıkışı, AB içerisinde İsrail'e yönelik yaptırım seslerinin en yüksek perdeden duyulması olarak yorumlandı.
ALBARES: "LÜBNAN EGEMEN BİR ÜLKEDİR"
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de Sanchez'in açıklamalarını destekleyerek, İsrail'in Lübnan'daki kara operasyonlarının kabul edilemez olduğunu belirtti. ABD ve İran arasındaki ateşkesin tüm cepheleri kapsaması gerektiğini hatırlatan Albares, "Tüm cepheler demek, Lübnan demektir. İsrail'in egemen bir ülkeyi işgal etmeye devam etmesi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir" ifadelerini kullandı.
LÜBNAN'DA "EN KANLI GÜN" YAŞANDI
2 Mart'tan bu yana devam eden gerilimde İsrail, dün Lübnan'a yönelik tarihinin en büyük çaplı hava saldırısını gerçekleştirdi. Lübnan Sivil Savunma Kurumu, sadece bugün düzenlenen saldırılarda 254 kişinin hayatını kaybettiğini, 1165 kişinin ise yaralandığını açıkladı. Bu ağır bilanço sonrası Lübnan hükümeti ülkede milli yas ilan ederken, sivil kayıpların artması uluslararası arenada infiale neden oldu.
BİR MİLYONDAN FAZLA KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ
Lübnan Sağlık Bakanlığı verileri, savaşın acı yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Çatışmaların başlangıcından bu yana 130'u çocuk olmak üzere 1500'den fazla Lübnanlı hayatını kaybetti. Savaşın meydana getirdiği göç dalgası ise ülke nüfusunun beşte birini vurdu; 1,2 milyondan fazla kişi evlerini terk ederek daha güvenli bölgelere sığınmak zorunda kaldı. İspanya yönetimi, bu insani dramın sona ermesi için diplomatik baskıyı artıracağını duyurdu.





