Türkiye’den sağlıkta tarihi eşik: Yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk başarılı ameliyat
Türkiye’den sağlıkta tarihi eşik: Yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk başarılı ameliyat
İçeriği Görüntüle

Sağlıklı yaşamak veya kilo vermek amacıyla tüketilen "şekersiz" ve "sıfır kalorili" içeceklerin metabolizma üzerindeki etkileri mercek altına alındı. Özellikle diyet yapanların ve diyabet hastalarının sıkça tercih ettiği bu ürünlerin, içerdikleri yapay tatlandırıcılar nedeniyle vücudun doğal işleyişini bozduğu belirlendi. Tıp dünyasında öne çıkan son bulgular, endüstriyel olarak üretilen bu içeceklerin uzun vadede kalıcı metabolik hasarlara zemin hazırladığını gösteriyor.

"PANKREAS YALANCI BİR SİNYALLE KANDIRILIYOR"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, tatlandırıcıların insan vücudundaki çalışma mekanizmasını şu sözlerle anlattı: "Dilimizdeki tat reseptörleri yoğun bir tatlılık hissi algıladığında beyni uyarır ve beyin de hemen pankreasa 'şeker geliyor, insülin salgıla' talimatı verir. Pankreas yalancı bir sinyalle kandırılıyor. Ortada gerçek bir şeker olmadığı için salgılanan insülin kanda boş yere dolaşır ve bu durum zamanla hücrelerde insülin direncine neden olur. İnsülin direnci ise obeziteden kalp hastalıklarına kadar giden yolun ilk ve en tehlikeli adımıdır."

"VÜCUT HÜCRESEL DÜZEYDE BÜYÜK BİR YIKIM YAŞIYOR"

Yapay tatlandırıcıların bağırsak florası üzerindeki etkilerine de değinen uzmanlar, sindirim sistemindeki mikrobiyom dengesinin tehlike altında olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Yılmaz, tüketilen kimyasalların vücuttaki sonuçlarına dair şunları kaydetti: "Bu kimyasallar sadece pankreası yormakla kalmıyor, aynı zamanda bağırsaklarımızdaki mikrobiyomu da geri döndürülemez şekilde bozuyor. Bağırsak florasının bozulması demek, bağışıklık sisteminin çökmesi demektir. İnsanlar sıfır kalori alarak zayıfladıklarını düşünürken, aslında hücresel düzeyde büyük bir yıkım yaşıyorlar ve organlar adeta içten içe çürüyor. Uzun süreli tüketimde karaciğer yağlanması ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar kaçınılmaz hale geliyor."

"MASUM GÖSTERİLEN BU ÜRÜNLERDEN KESİNLİKLE UZAK DURULMALI"

Diyet içeceklerin tüketim alışkanlıklarına ilişkin uyarılarını sürdüren Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Şekersiz efsanesine inanarak günde litrelere varan diyet içecek tüketen hastalarımız var. Bu çok büyük bir hata. Vücut, yapay olan hiçbir maddeyi tolere edemez. Tüketicilerin etiket okuma alışkanlığı kazanması ve aspartam, sükraloz gibi maddeler içeren, masum gösterilen bu ürünlerden kesinlikle uzak durması gerekiyor. Suyun yerini tutabilecek, sağlığa zarar vermeyen hiçbir endüstriyel içecek yoktur."

Kaynak: HABER MERKEZİ