Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan’a günübirlik bir ziyaret gerçekleştirerek önemli temaslarda bulundu. Erdoğan’ın çalışma ziyareti kapsamında iki ülke arasındaki ilişkiler ele alınırken, kritik bir anlaşmaya da imza atıldı.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” imzalandı. Mekke’de gerçekleştirilen anlaşmayla üç ülke arasında güvenlik, savunma ve askeri iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
TARİHİ ANLAŞMAYA BAŞKA ÜLKELER KATILABİLİR Mİ: UZMANINDAN AÇIKLAMA!
Peki, Peki, bu anlaşmaya başka ülkeler katılabilir mi? Mısır yer alabilir mi? İran ve Ortadoğu Araştırmacısı Dr. Mehmet Akif Koç, Türkinform Haber Sitesi’nden Ecem Çetin’e değerlendirmelerde bulundu.
“DİĞER ÜLKELERE KATILIM AÇISINDAN KAPI AÇIK”
Koç, “Bu ülkelerin Sünni ülkeler olması, “Sünni bir blok mu kuruluyor?” tartışmalarına yol açtı. İran’da da bu yönde birtakım endişeler var. Elbette İsrail’de de benzer bir endişe bulunuyor. Ancak onlar Şii veya Sünni ayrımına çok fazla bakmıyorlar. Nihayetinde İslam dünyası olarak değerlendiriyorlar ve kendilerine karşı kurulabilecek tüm yapıları ve ittifakları bu çerçevede ele alıyorlar. Benim görebildiğim kadarıyla, İsrail haricinde diğer ülkelere katılım açısından kapı açık. İlk planda Mısır ve Katar gibi ülkeler katılım açısından daha önde görünüyor. Ancak ilerleyen dönemde Kuveyt, Suriye ve Ürdün gibi, Suudi Arabistan ve Türkiye ile ilişkileri iyi olan ülkelerin de pakta katılması beklenebilir. Elbette bu, pakdın etkinliğine, ABD’nin vereceği tepkiye ve Orta Doğu’daki savaşın seyrine bağlı olarak şekillenecek. Önümüzdeki dönemde yeni katılımlar olabilir.” İfadelerini kullandı.
“İRAN MESELESİ, ABD İLE KURULACAK DENGEYE BAĞLI OLACAK”
Bu anlaşmanın Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini arttıracağının altını çizen İran ve Ortadoğu Araştırmacısı Dr. Mehmet Akif Koç, şu ifadeleri kullandı:
“Ancak bu yapı ortak bir düşman, özellikle de İran üzerinden şekillendirilir ve süreç bunun üzerinden devam ederse, bölgedeki mezhep ayrışmasını biraz daha derinleştirebilir. Bu da Türkiye’nin istemediği bir durum. Dolayısıyla İran’ın da bir noktada sürece dahil edilebildiği, Irak’ın da özellikle bu platforma entegre edilebildiği bir yapı ortaya çıkarsa, bu bölgenin istikrarına daha fazla katkı sağlayabilir. Burada tabii Amerika’nın bölgeden ayrılması ve yerel aktörlerin daha fazla ön plana çıkması gerçeği de var. ABD de bu tür yerel inisiyatifleri, elbette kendi kontrolü altında olduğu sürece destekliyor. Dolayısıyla İran meselesi, biraz daha ABD ile kurulacak dengeye bağlı olacak. Paktın ilerleyişinde önce Irak, ardından İran gibi bir gelişme de daha ilerleyen aşamalarda gündeme gelebilir”
“MISIR’INDA BU PAKTA KATILIMI MÜMKÜN”
Mısır’ın da olmasının beklenildiğini kaydeden Mehmet Akif Koç, ancak Mısır’ın kendisinden kaynaklanan çeşitli nedenlerle, özellikle İsrail’le normalleşme süreçleri ve ABD’den yoğun şekilde askeri ve teknik yardım alması nedeniyle tek başına karar vermekte biraz zorlandığının anlaşıldığını belirtti. Koç, önümüzdeki dönemde dışişleri bakanları düzeyindeki temaslar kapsamında Mısır’ın da bu pakta katılımının mümkün olacağını söyledi. Bu konuda Mısır’la da görüşmeler yürütüldüğünü vurgulayan Dr. Mehmet Akif Koç, şöyle devam etti:
“Anladığım kadarıyla son anda imza farklılıkları ortaya çıktı. Bu tür paktlarda, NATO veya Bağdat Paktı gibi örneklerde olduğu üzere, ortak bir düşman algısı varsa bunun üzerinden ilerlemek biraz daha kolay oluyor. Ancak ortak bir düşman algısı yoksa bu tür anlaşmalar verimsiz hale gelebiliyor ve etkinliğini yitirebiliyor. Dolayısıyla burada ortak bir düşman anlayışı olacak mı, olmayacak mı, bunu takip etmek gerekiyor”




